featured

Mehmet Şimşek’ten fon piyasası mesajı

Google'da Abone Ol
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, son günlerde fon piyasasında yaşanan kredi ve likidite sorunlarına ilişkin yaptığı açıklamada, gelişmelerin finansal sistemin geneline yayılan bir risk oluşturmadığını söyledi. Şimşek, Türkiye’deki 2 bin 38 fondan 131’inin mevcut süreçten etkilendiğini belirterek, SPK tarafından yürütülecek tasfiye işlemlerinin Borsa İstanbul üzerinde satış baskısı yaratmayacak şekilde yönetileceğini ifade etti. Finansal İstikrar Komitesi de 17 Eylül’de yaptığı açıklamada sorunun fon piyasasının belirli bir bölümünde yoğunlaştığını ve geçici, yönetilebilir nitelikte olduğunu bildirmişti.

NTV canlı yayınında konuşan Şimşek, 7 portföy yönetim şirketinin yönettiği 131 fonun tasfiye sürecine alındığını, sorunlu bölümün toplam fon piyasasının yaklaşık yüzde 10-11’ine karşılık geldiğini söyledi. Şimşek’e göre fon piyasasının yaklaşık yüzde 90’lık bölümü ise normal şekilde işlemeyi sürdürdü.

Şimşek: Sorun sınırlı sayıdaki fonlarda

Şimşek, Finansal İstikrar Komitesi’nin ilgili ekonomi ve finans otoritelerinin katılımıyla yaptığı toplantıda sermaye piyasalarındaki gelişmelerin ayrıntılı olarak değerlendirildiğini belirtti.

Mevcut tablonun sınırlı sayıdaki fonda yaşanan kredi ve likidite problemlerinden kaynaklandığını söyleyen Şimşek, Borsa İstanbul veya fon piyasasının genelinde yapısal bir sorun bulunmadığını ifade etti.

FİK’in 17 Eylül tarihli açıklamasında da piyasa hareketliliğinin sınırlı sayıdaki portföy yönetim şirketinin bazı fonlarında yaşanan kredi ve likidite sorunlarından kaynaklandığının değerlendirildiği belirtilmiş, Borsa İstanbul ve sermaye piyasalarının genel işleyişinde temel veya yapısal risk görülmediği açıklanmıştı.

Şimşek, serbest fonların ağırlıklı olarak nitelikli yatırımcılara yönelik olduğunu ve uluslararası piyasalardaki hedge fonlara benzer şekilde daha esnek bir düzenleme yapısına sahip bulunduğunu söyledi. Serbest fonların 2019’dan itibaren TEFAS’ta işlem görmeye başlamasıyla sektörün hızlı büyüdüğünü belirten Şimşek, mevcut problemin tüm fon piyasasına mal edilmemesi gerektiğini savundu.

7 portföy yönetim şirketindeki 131 fon tasfiye sürecinde

Sermaye Piyasası Kurulu’nun aldığı kararlarla Tera, A1 Capital, Atlas, Bulls, Hedef, Pardus ve Pusula Portföy tarafından yönetilen fonların bir bölümü tasfiye sürecine alındı. Güncel düzenlemelerle kapsam 131 fona ulaştı.

SPK, tasfiye sürecinin nasıl yürütüleceğine ilişkin usul ve esasları da belirledi. Tera Portföy tarafından kurulan fonların tasfiye işlemlerinde Türkiye İş Bankası, diğer altı portföy yönetim şirketinin fonlarında ise Ziraat Bankası görevlendirildi. Fon varlıklarının yatırımcıların menfaatleri ve piyasa koşulları dikkate alınarak nakde çevrilmesi ve elde edilen tutarın yatırımcılara payları oranında aktarılması öngörülüyor.

Şimşek, tasfiyenin fon varlıklarının değersiz olduğu anlamına gelmediğinin altını çizerek sürecin SPK tarafından belirlenen ilkeler doğrultusunda yürütüleceğini söyledi.

“Tasfiye borsayı baskı altına almayacak”

Fonların portföylerinde bulunan payların tasfiye sırasında Borsa İstanbul’da yeni bir satış dalgasına yol açıp açmayacağı da piyasaların yakından izlediği başlıklar arasında bulunuyor.

Şimşek, tasfiye işlemlerinin borsayı baskı altına alacak bir çerçevede yürütülmeyeceğini ve sürecin yatırımcı haklarının korunması gözetilerek yönetileceğini ifade etti.

SPK’nın açıkladığı tasfiye mekanizmasında da fon portföylerindeki varlıkların doğrudan ve kontrolsüz biçimde satılması yerine piyasa koşulları ile yatırımcı menfaatinin gözetilmesi öngörülüyor. Tasfiye sürecinin esas olarak üç ay içinde tamamlanması planlanırken, Kurulun uygun görmesi halinde bu süre uzatılabilecek.

Şimşek, yaşanan yoğunlaşmanın diğer fonlara yayılmasının önüne geçmek amacıyla sorunlu alanın ayrı şekilde ele alındığını belirterek, alınan önlemleri “karantina” yaklaşımıyla tanımladı.

Şimşek: Fon piyasasının yüzde 90’ında sorun yok

Şimşek’in verdiği bilgilere göre Türkiye’de toplam 2 bin 38 fon bulunuyor ve mevcut süreç 131 fonu kapsıyor.

Fon büyüklükleri üzerinden bakıldığında problemli alanın toplam birikimin yaklaşık yüzde 10-11’ine karşılık geldiğini söyleyen Şimşek, piyasanın yaklaşık yüzde 90’lık bölümünde işlemlerin sağlıklı şekilde devam ettiğini belirtti.

Şimşek ayrıca ağustos sonunda serbest fonlara yönelik yatırım fonu rehberinin sıkılaştırıldığını, bazı düzenlemeler için piyasanın uyum sağlayabilmesi amacıyla geçiş dönemleri oluşturulduğunu söyledi.

SPK da 18 Eylül’de yayımladığı açıklamada, Yatırım Fonlarına İlişkin Rehber’de 28 Ağustos’ta kapsamlı değişiklikler yapıldığını ve düzenlemelerin hazırlık sürecinin daha önce başladığını bildirdi. Kurul, belirli portföy yönetim şirketlerine ait fonlarda görülen işlemlerin 2025’in son çeyreğinden itibaren izlendiğini açıkladı.

TCMB, BDDK ve SPK’dan eş zamanlı tedbirler

Şimşek, piyasalardaki gelişmelerin ardından birden fazla kurumun eş zamanlı olarak tedbir aldığını belirtti.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, TL likiditesini desteklemek amacıyla haftalık repo fonlamasının artırılması, bankaların Bankalararası Para Piyasası’ndaki borçlanma limitlerinin güncellenmesi ve teminat iskonto oranlarının azaltılması yönünde adımlar açıklamıştı.

Finansal İstikrar Komitesi de likidite sıkışıklığının giderilmesi ve problemin finansal sistemin diğer bölümlerine yayılmasının önlenmesinin öncelikli olduğunu açıklamıştı.

Şimşek, BDDK’nın da bankaların kendi hisselerini geri almaları halinde söz konusu payların çekirdek sermayeden düşülmesine ilişkin uygulamada tedbir aldığını, SPK’nın ise problemli fonlara yönelik işlemleri hızlandırdığını söyledi.

Ekonomi yönetiminin bu tür senaryolara karşı farklı alternatif planlara sahip olduğunu ifade eden Şimşek, açıklanan önlemlerin yanında kamuoyuyla paylaşılmayan tedbirlerin de bulunduğunu belirtti.

Tasarruf finansman şirketleri için ayrı süreç

Şimşek, Katılımevim ve Birevim gibi tasarruf finansman şirketleriyle portföy yönetim şirketlerindeki sorunların aynı çerçevede değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.

Banka dışı finansal sistemde şu aşamada genel bir problem bulunmadığını belirten Şimşek, tasarruf finansman sektörünün hızlı büyüdüğünü ve bu nedenle orta ve uzun vadede daha güçlü güvence mekanizmalarının gündeme gelebileceğini ifade etti.

Şimşek, sektörde TMSF benzeri bir yapı, fon havuzu veya teminat havuzu gibi modeller üzerinde çalışılabileceğine işaret ederken, ilave düzenleme ihtiyacı oluşması halinde BDDK’nın gerekli adımları atacağını söyledi.

Türkiye Emlak Katılım Bankası da 17 Eylül’de KAP’a yaptığı açıklamada, bağlı ortaklığı Emlak Katılım Tasarruf Finansman A.Ş.’nin Katılımevim Tasarruf Finansman A.Ş. ve Birevim Tasarruf Finansman A.Ş.’nin satın alınmasına yönelik görüşmelere başladığını duyurdu. Görüşmeler henüz tamamlanmış bir satın alma veya devir anlamına gelmiyor.

Piyasa göstergelerine dikkat çekti

Şimşek, alınan önlemlerin ardından finansal piyasalardaki stres göstergelerinin de takip edildiğini belirtti.

Risk algısında sistemik bir bozulma yaşanması halinde Türkiye’nin kredi risk priminde belirgin yükseliş beklenebileceğini söyleyen Şimşek, CDS’in aksine sınırlı da olsa gerilediğini ifade etti. Borsa İstanbul’un tedbirlerin açıklandığı gün pozitif seyrettiğini belirten Bakan, 2, 5 ve 10 yıllık devlet tahvillerindeki faiz hareketlerinde de önceki gün görülen stresin hafiflediğini söyledi.

Şimşek, sınırlı sayıdaki fonda piyasa bozucu işlemler tespit edildiğini ve SPK’nın kendi yetki alanındaki işlemleri gerçekleştirdiğini belirterek, bundan sonraki hukuki sürecin ilgili adli makamların yetkisinde olacağını ifade etti. SPK da son gelişmeler üzerine yatırımcı haklarının korunması ve piyasaların sağlıklı işleyişinin sürdürülmesi amacıyla yeni tedbirler aldığını 17 Eylül’de kamuoyuna duyurmuştu.

Mehmet Şimşek’ten fon piyasası mesajı
Giriş Yap

Finansopia ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!