Goldman Sachs, petrol piyasasında savaş kaynaklı arz kesintileri ile küresel talepteki zayıflamanın fiyatlar üzerinde çift yönlü risk oluşturduğunu bildirdi. Banka, Çin ve Batı Avrupa’dan gelen zayıf tüketim verilerinin petrol talebini baskıladığını belirtirken, Orta Doğu kaynaklı arz kayıplarının ise fiyatlarda sert yükselişlere yol açabileceğine dikkat çekti.
Petrol Piyasasında Arz ve Talep Kaynaklı Baskı Artıyor
Küresel petrol piyasasında fiyatların yönü, arz güvenliği ve talep görünümüne ilişkin belirsizliklerle şekilleniyor. ABD ile İran arasındaki müzakerelerde belirsizliğin artması, Orta Doğu’da arz kesintisi riskini öne çıkarırken, Çin ve Batı Avrupa’da zayıflayan petrol tüketimi fiyatlar üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturuyor.
Goldman Sachs analistleri, mevcut koşullarda petrol fiyatlarının hem yukarı hem de aşağı yönlü sert hareketlere açık olduğuna işaret etti. Bankanın değerlendirmesinde, savaş kaynaklı arz kayıplarının fiyatlarda önemli artışlara neden olabileceği, buna karşılık küresel talebin beklenenden zayıf kalmasının Brent petrol fiyatları üzerinde düşüş riski oluşturduğu belirtildi.
Çin ve Batı Avrupa’da Zayıf Tüketim Verileri Talebi Baskılıyor
Goldman Sachs’a göre, Çin ve Batı Avrupa’da petrol satışlarındaki zayıflama, halihazırda düşük seyreden küresel petrol talebinin tahminlerden daha zayıf gerçekleşebileceğini gösteriyor. Özellikle son kullanım talebinin yüksek fiyatlara karşı beklenenden daha güçlü tepki vermiş olabileceği değerlendiriliyor.
Analistler, bu verilerin mayıs ayı petrol talebi tahminlerinde günlük 2 milyon varillik aşağı yönlü risk oluşturduğunu belirtiyor. Talepteki bu olası zayıflama, dördüncü çeyrek için varil başına 90 dolar olarak öngörülen Brent ham petrol fiyatı tahminine yaklaşık 10 dolarlık aşağı yönlü risk ekliyor.
Brent Petrol İçin 10 Dolarlık Aşağı Yönlü Risk
Goldman Sachs’ın analizine göre, petrol talebinin beklenenden daha düşük seyretmesi halinde Brent petrol fiyatlarında varil başına yaklaşık 10 dolarlık aşağı yönlü baskı oluşabilir. Bu senaryoda, zayıf tüketim eğilimi fiyatların bankanın dördüncü çeyrek tahmininin altında kalmasına neden olabilir.
Banka analistleri, Orta Doğu’daki arz kayıplarının daha uzun süreli hale gelmesi durumunda fiyatlarda belirgin artış riski bulunduğunu da vurguladı. Değerlendirmede, arz tarafındaki kırılganlığın petrol piyasasında yukarı yönlü fiyat hareketlerini tetikleyebileceği, ancak talep tarafındaki zayıflamanın aynı ölçüde aşağı yönlü risk oluşturduğu ifade edildi.
Çin’in Petrol İthalatında Pandemi Sonrası En Düşük Seviye Beklentisi
Petrol piyasasında talep görünümünü etkileyen başlıklardan biri de Çin’in ithalat beklentileri oldu. Londra merkezli danışmanlık şirketi Energy Aspects’e göre, dünyanın en büyük ham petrol ithalatçısı konumundaki Çin’in bu yıl günlük petrol ithalatı 10,9 milyon varile gerileyebilir.
Bu seviyenin, pandemi döneminden bu yana görülen en düşük ithalat rakamlarından biri olabileceği belirtiliyor. Çin’in petrol ithalatındaki olası düşüş, küresel talebe ilişkin endişeleri artırırken, petrol fiyatlarının seyrinde Asya talebinin belirleyici unsurlardan biri olmaya devam edeceğini gösteriyor.
ABD-İran Belirsizliği Petrol Fiyatlarında Oynaklığı Artırıyor
Petrol piyasasında jeopolitik riskler de fiyatlamalar üzerinde etkili olmaya devam ediyor. ABD ile İran arasındaki müzakere sürecinin belirsizliğe girmesi, özellikle Orta Doğu kaynaklı arz kesintisi ihtimalini güçlendiriyor.
Goldman Sachs, bölgedeki arz kayıplarının uzun süreli hale gelmesi durumunda petrol fiyatlarında sert yükselişlerin gündeme gelebileceğini belirtiyor. Buna karşın, zayıf tüketim verileri ve küresel talepteki yavaşlama işaretleri, piyasada aşağı yönlü fiyat riskinin de sürdüğünü ortaya koyuyor.