Elektrikli otomobiller çevreci kimlikleri ile öne çıksalar da yaşanılan şarj problemi bu araçların daha geniş çerçevelerde kullanılmasının önüne geçiyor. Bildiğimiz gibi elektrikli araçlar şarj olmak için oldukça uzun sürelere ihtiyaç duyuyor.
İlerleyen dönemde elektrikli araçların bataryalarının şarj şürelerini, benzinli ve dizel araçların depo dolum süresi ile benzer rakamlara getirmek amaçlanıyor. Hızlı şarj sistemleri bu konuya belli bir düzeyde çözüm getirse de bu işlem sadece belirli istasyonlarda gerçekleştirilebiliyor.
Firmalar kablosuz şarj sistemleri üzerine çalışmaya başladı
Elektrikli otomobillerde kullanılan kablolu şarj sistemleri yavaş olmalarının yanında kullanışlılık bakımından da geri kalıyor. Bu sebepten kablosuz sistemler birçok firmanın ilgisini çekmiş halde. Bu sayede araçları sadece belirli bir alan üzerinde park etmek yeterli olacak.
Şuanda çeşitli ülkelerde farklı modeller üzerinde bu çalışmalar başlamış durumda. Son olarak İsveç üç senelik bir plan üzerinde çalışmaya başladı. Ülkenin önde gelen taksi firması Cabonline, Göteborg şehri genelinde istasyonlarda kablosuz olarak şarj olacak küçük bir elektrikli Volvo XC40 Recharge taksi filosuna yer verecek.
Bu çalışmalar ile birlikte elektrikli otomobiller hayatımıza çok daha hızlı bir şekilde adapte olabilir. Volvo bu süreci mümkün olduğunca kısaltmak için alternatif şarj sistemleri arayan markalardan bir tanesi durumunda. İsveçli üretici, kablosuz şarj sistemlerinin daha sorunsuz çalıştıklarını ifade ederken, bu sayede kablo karmaşasının da önüne geçilebileceğini söylüyor.
Volvo’nun yanı sıra BMW, Nissan ve Renault da kablosuz şarj sistemleri üzerine çalışmalarını devam ettiriyor. Bu sistemler henüz çok başlangıçta. Fakat ilerleyen dönemde kablosuz şarj özelliğine sahip elektrikli otomobillerin çok daha yaygınlaşacağını söyleyebiliriz.