Ticaret Bakanlığı’nın haksız rekabeti engelleme nedeniyle hazırladığı yeni yasanın devamı olarak görülen Rekabet Kanunu’na sektör temsilcileri, son senelerde sektöre giren yabancı yatırımlarının önünü kapatıp, kaçıracağından dolayı kanuna itiraz ediyor. Ayrıyeten e-ticaret şirketlerinin değerlemelerini düşüreceğini de savunuyor.
E-TİCARET SEKTÖRÜ YOĞUN BİR DENETİM VE BASKI BEKLİYOR
Dünyada dijital rekabetin arttığı trend olduğunu Amerika’da da Çin’de de rekabet kuralları sıkılaştığını ifade eden sektör temsilcileri, ancak bunun dikkatli yapılması gerektiğini savunuyor. Sektör, e-ticaret yasasındaki ‘dudak uçuklatan’ lisans bedellerinin şokunu atlatamadan bir adım daha gelmesinin e-ticaretin öngörülebilirliğini zedelediği ve sektörün büyümesini etkileyeceğini belirtti. Bu Rekabet Kanunu değişikliğinden sonra e-ticaret sektörünü yoğun bir denetim ve baskı bekliyor.
‘BÜYÜME POTANSİYELİNİ OLUMSUZ ETKİLEYECEK’
E-ticaret sektör temsilcileri, şu değerlendirmeleri yaptı: “Türkiye, orantısız regülasyon riskinin yüksek olduğunu göstermiş oldu. Bu da yabancı yatırımcıların Türkiye’ye olan yatırımlarını sorgulamasına neden oldu. Yatırım yapıldıktan sonra oyunun kuralları tepetaklak olursa, özellikle bir şirketi hedef alıyormuş gibi görünürse Türkiye e-ticaret için yatırım riski olan bir ülke olarak görülür. Oysa tüm dünyada belli olgunluğa erişen e-ticaret için Türkiye’de çok potansiyel var. Bu büyüme potansiyelini olumsuz etkileyecek. Özünde bakacak olursak, Rekabet Kanunu değişikliği e-ticaret kanunun devamı niteliğinde. Kamu otoritesi duruma Rekabet Kurumunu da dahil ediyor. Ancak tanımları Ticaret Bakanlığı mı, Rekabet Kurumu mu belirliyor, anlaşılmıyor.
SEKTÖRÜN KAFASI KARIŞTI
Rekabet sektörünün bu adımı e-ticaretin dinamosu pazar yerlerine ‘benimle müzakere etmek zorundasınız’ diyor. Yıllık gelirleri ve kullanıcı sayılarına bakılarak, önemli pazar gücüne sahip teşebbüsler tespit edilecek. Bu tespit, daha sonra çıkarılacak bir tebliğe göre yapılacak. “Büyüklük” kriterine dahil olan işletmeler daha sıkı kurallarla denetlenecek. Büyüklük tanımını Rekabet Kurumu mu, yapacak yoksa Ticaret Bakanlığı mı yapacak, burada sektörün kafası bir karıştı.
En çarpıcı kısım reklam veren yayıncı arasındaki para ilişkisinin bildirilmesi. Büyük pazar payına sahip şirketler, kamuya açık olmayan verileri, ticari kullanıcılarla rekabet ederken kullanamayacak maddesi Google gibi şirketlerin hedef kitlesi reklamlarını bile etkileyebilir. E-ticaretteki büyük şirketler, kullanıcılara sundukları ürünleri, kendilerince sunulan kargo gibi başka hizmetlere bağlı hale getiremeyecek maddesi ise e-ticaretin en önemli problemlerinden biri olan hızlı teslimata bir darbe vurabilir.”