Konut piyasası, 2025 yılını güçlü bir satış performansıyla tamamladı. Yıl genelinde gerçekleşen konut satışları, bir önceki yıla göre yüzde 14,3 artarak 1 milyon 688 bin 910 adede ulaştı. Satışlardaki artışa rağmen, konut kredisi kullanımında iller arasında belirgin bir ayrışma yaşandığı görüldü.
Sıfır Konut Satışlarında Canlanma
2025 yılı boyunca satılan konutların 540 bin 786’sı ilk el, yani sıfır konutlardan oluştu. Yeni konutların toplam satışlar içindeki payı yüzde 32 olarak gerçekleşti. Uzun bir aranın ardından sıfır konut satışlarının 500 bin eşiğini aşması, bu segmentte talebin yeniden canlandığına işaret etti. Sektör açısından bu görünüm, arz ve talep dengesine dair önemli bir gösterge olarak değerlendiriliyor.
Faizlere Rağmen Kredili Satışlar Arttı
Türkiye Gazetesi’nden Faruk Bingöl’ün haberine göre, konut kredisi faiz oranlarının yüksek seyrini sürdürmesine rağmen 2025 yılında ipotekli konut satışlarında dikkat çekici bir artış yaşandı. Türkiye genelinde kredili konut satışları 236 bin 668 adet olarak kaydedildi. Bu rakam, bir önceki yıla kıyasla yüzde 49,3’lük artış anlamına gelirken, ipotekli satışların toplam satışlar içindeki payı yüzde 14 seviyesinde gerçekleşti.
Batı İllerinde Kredi Kullanımı Öne Çıktı
İller bazında yapılan değerlendirmede, konut alımında kredi kullanım oranlarının batı illerinde daha yüksek olduğu görüldü. Bartın, yüzde 21,56 ile kredili konut satışlarının en yüksek olduğu il olarak öne çıktı. Denizli, Artvin, Zonguldak ve Ankara da kredi kullanım oranlarının yüksek seyrettiği iller arasında yer aldı. İstanbul, İzmir, Bursa, Kocaeli ve Tekirdağ gibi büyükşehirlerde de ipotekli satışların Türkiye ortalamasının üzerinde gerçekleştiği dikkat çekti.
Doğu Bölgelerinde Peşin Alımlar Ağırlık Kazandı
Doğu illerinde ise konut alımlarında kredi kullanımının oldukça sınırlı kaldığı görüldü. Bingöl, Şırnak, Hakkâri ve Muş’ta ipotekli satışların payı yüzde 5’in altında gerçekleşti. Adıyaman, Malatya, Tunceli ve Elâzığ’da da benzer şekilde düşük kredi kullanım oranları kaydedildi.
Sektör temsilcileri, doğu bölgelerinde konut fiyatlarının görece daha erişilebilir seviyelerde olmasının ve altın gibi yastık altı birikimlerin yaygınlığının, krediye olan ihtiyacı sınırlayan başlıca unsurlar arasında yer aldığını belirtiyor. Bu durumun, konut finansmanında bölgesel farklılaşmayı daha belirgin hale getirdiği ifade ediliyor.