Altın fiyatlarında son dönemde görülen geri çekilme, yatırımcıların yeniden alım fırsatlarını değerlendirmesine neden olurken, İsviçre merkezli yatırım bankası UBS’ten dikkat çeken bir değerlendirme geldi. UBS Değerli Metaller Stratejisti Joni Teves, altında yükselişi destekleyen ana unsurların tamamen ortadan kalkmadığını belirtti ancak önceki dönemdeki kadar kolay kazanç sağlanabilecek bir piyasa ortamının geride kalmış olabileceğine işaret etti.
Altında Uzun Vadeli Görünüm Gücünü Koruyor
Küresel piyasalarda altın fiyatlarının son dönemde baskı altında kalması, yatırımcıların değerli metaldeki düşüşün geçici bir geri çekilme mi yoksa yükseliş trendinin sona erdiğine dair bir işaret mi olduğu sorusuna odaklanmasına yol açtı. UBS tarafından yapılan değerlendirmede ise altının uzun vadeli görünümüne ilişkin güçlü beklentilerin sürdüğü vurgulandı.
UBS Değerli Metaller Stratejisti Joni Teves, altının son üç yılda yatırımcıların en fazla ilgi gösterdiği varlıklar arasında yer aldığını belirtti. Teves’e göre altın fiyatlarını yukarı taşıyan temel dinamikler tamamen kaybolmuş değil. Buna karşın piyasada daha önceki dönemde görülen hızlı ve kolay kazanç imkânlarının sınırlanmış olabileceği ifade ediliyor.
UBS 2026 Altın Tahminini Koruyor
UBS, altın için 2026 yılına ilişkin ons başına 5 bin 600 dolar seviyesindeki hedefini değiştirmedi. Bankanın bu tahmininde, yatırımcıların portföy çeşitlendirme arayışlarının devam etmesi, küresel ölçekte jeopolitik belirsizliklerin sürmesi ve merkez bankalarının altına yönelik talebinin güçlü kalması etkili oluyor.
Bankanın değerlendirmesine göre altın, kısa vadede dalgalı bir seyir izleyebilir ve dönem dönem baskı altında kalabilir. Ancak fiyatlarda yaşanabilecek geri çekilmeler, uzun vadeli düşünen yatırımcılar açısından yeniden pozisyon alma imkânı sunabilir.
Geri Çekilmeler Pozisyon Alma Fırsatı Yaratabilir
Joni Teves, altının kısa vadede oynaklığını sürdürebileceğini belirtirken, fiyat düşüşlerinin bazı yatırımcılar için yeniden alım fırsatı olarak değerlendirilebileceğini ifade etti. UBS stratejisti, piyasanın genelinde altına ayrılan payın hâlâ sınırlı kaldığını, buna karşın belirsizlik ortamının altını portföylerde temel varlıklardan biri haline getirdiğini vurguladı.
Altın fiyatları, yılın başlarında ulaştığı zirve seviyelerin ardından güçlü dolar, yüksek faiz beklentileri ve tahvil getirilerindeki artış nedeniyle baskı altında kaldı. ABD Merkez Bankası’nın faiz indirimlerine ilişkin beklentilerin zayıflaması da getirisi bulunmayan altın üzerinde ek baskı yarattı.
Buna rağmen UBS, altın fiyatlarını destekleyen uzun vadeli yapısal faktörlerin devam ettiği görüşünü koruyor. Bankaya göre özellikle portföy çeşitlendirmesi yapmak isteyen ve uzun vadeli yatırım perspektifine sahip yatırımcılar açısından altındaki geri çekilmeler yakından izlenmesi gereken bir alan oluşturuyor.
Merkez Bankalarının Altın Talebi Destek Unsuru Olmayı Sürdürüyor
UBS değerlendirmesinde, merkez bankalarının altına yönelik güçlü talebinin fiyatlar açısından önemli bir destek unsuru olmaya devam ettiği belirtildi. Mayıs ayına ilişkin öncü veriler, merkez bankalarının altın alımlarında artış yaşandığına işaret etti.
Söz konusu verilere göre Polonya’nın 18 ton, Çin’in ise 10 ton altın aldığı aktarıldı. UBS, yıllık bazda toplam merkez bankası altın alımlarının 750 ila 1000 ton aralığında kalmasını bekliyor.
Bankaya göre merkez bankalarından gelen bu talep, tek başına altın fiyatlarında sert bir yükseliş yaratmayabilir. Ancak söz konusu alımların piyasa açısından istikrarlı bir zemin oluşturduğu ve uzun vadeli görünümü desteklediği ifade ediliyor.