9 Ocak 2026 tarihli bankacılık verileri, kredi ve kredi kartı başvurularında değerlendirme kriterlerinin önemli ölçüde genişletildiğini ortaya koydu. Bankalar açısından kredi notu hâlâ dikkate alınan bir unsur olsa da, artık tek başına belirleyici olmaktan çıktı. Yeni dönemde, başvuru sahiplerinin son aylardaki finansal davranışları ve hesap hareketleri kapsamlı biçimde analiz ediliyor.
Yapay Zeka ve AML Sistemleri Kredi Süreçlerinde Etkin Rol Oynuyor
Bankalar, kara para aklama ve finansal suçlarla mücadele kapsamında kullanılan AML (Anti-Money Laundering) yazılımları ile ileri düzey yapay zeka uygulamalarını kredi süreçlerine entegre etmiş durumda. Bu sistemler, müşterilerin yalnızca gelir düzeyini veya geçmiş kredi performansını değil, hesaplara giren ve çıkan tüm para trafiğini ayrıntılı şekilde inceleyerek risk profili oluşturuyor.
Analizlerde para hareketlerinin sıklığı, tutarlılığı ve kaynağı öne çıkan kriterler arasında yer alıyor. Bu çerçevede, gelirle uyumlu ve öngörülebilir finansal davranışlar olumlu değerlendirilirken, ani ve açıklanamayan işlemler risk unsuru olarak kabul ediliyor.
Bahis İşlemleri ve Açıklamasız Transferler Yakın Takipte
Bankacılık sistemlerinde yapılan değerlendirmelerde, sanal bahis ve oyun sitelerine yapılan düzenli ödemeler ile bu platformlardan gelen para girişleri yüksek riskli finansal davranış olarak sınıflandırılıyor. Bu tür işlemler, kredi ve kredi kartı başvurularında olumsuz etki yaratıyor.
Ayrıca, açıklama kısmı boş bırakılarak gerçekleştirilen sık transferler ve kaynağı net olmayan para girişleri de risk skorunu aşağı çekiyor. Gelir seviyesi yüksek olsa dahi, bu tür hareketlerin yoğunluğu kredi değerlendirmesinde dezavantaj oluşturabiliyor.
Bankaların Oluşturduğu “Davranış Puanı” Belirleyici Hale Geldi
Yapay zeka destekli sistemler, müşterilerin hesap hareketlerini bütüncül şekilde ele alarak bir “davranış puanı” oluşturuyor. Düzenli maaş girişi, faturaların zamanında ödenmesi ve gelirle uyumlu harcama alışkanlıkları güvenli profil olarak değerlendirilirken; gelir seviyesiyle örtüşmeyen yüksek hacimli işlemler, sık ve açıklamasız para transferleri ile ani artış gösteren bakiyeler riskli davranışlar arasında yer alıyor.
Kredi Değerlendirmesinde Yeni Yaklaşım
Teknolojinin gelişmesiyle birlikte bankaların müşterilerin finansal alışkanlıklarını çok daha detaylı analiz edebildiği belirtiliyor. Riskli olarak sınıflandırılan sektörlerle temas kurulmasının, kredi değerlendirmesinde ciddi bir dezavantaj yarattığı ifade ediliyor.
Şube yöneticileri ise kredi süreçlerinin artık kişisel takdire dayalı olmaktan çıktığını, sistemler tarafından üretilen risk skorunun başvuruların büyük bölümünde doğrudan belirleyici olduğunu vurguluyor. Bankalar, şüpheli gördükleri bu işlemleri yalnızca kredi reddiyle sınırlı tutmuyor; mevzuat gereği ilgili finansal istihbarat birimlerine bildirimde bulunmakla da yükümlü tutuluyor.
Bu gelişmelerle birlikte bankacılık sektöründe kredi değerlendirme süreçlerinin daha sıkı, veri odaklı ve otomatik hale geldiği görülüyor.