Hükümet, 18 milyon emekliyi kapsayan ocak ayı maaş düzenlemesi için refah payı, seyyanen artış ve nakit ek ödeme seçeneklerini içeren kapsamlı bir etki analizi hazırladı. Çalışmada özellikle 65 yaş üzerinde olan, çalışma imkânı bulunmayan, dar gelirli ve en düşük emekli aylığı alan kesimlerin yaşam koşulları ile bölgesel harcama ihtiyaçlarının dikkate alınması öngörülüyor.
İki Aşamalı Destek Modeli ve Bölgesel İhtiyaç Tespiti
Ekonomi yönetiminin üzerinde çalıştığı model iki temel aşamadan oluşuyor. İlk aşamada 18 milyon emeklinin ocak maaşına enflasyon farkıyla birlikte refah payı ya da seyyanen zam eklenmesi hedefleniyor.
İkinci aşamada ise çalışan ve çalışmayan emekliler ile en düşük aylık alanların gelir düzeyleri ve bulundukları illerdeki yaşam maliyetleri ayrıştırılacak. Gelir Tamamlayıcı Aile Destek Sistemi’nden (GEDAT) bağımsız yürütülen bu çalışma kapsamında; geliri en düşük grupta yer alan emeklilere kira, yakıt ve ulaşım gibi gider kalemleri için doğrudan nakit ek ödeme yapılması formülü öne çıkıyor.
Refah Payı Kademelendirilecek, Bütçe Maliyeti Hesaplanıyor
Masadaki ilk seçenek olan refah payının tüm emeklilere tek bir oran olarak uygulanmaması, prim gün sayısı, çalışma süresi ve mevcut maaş seviyesine göre kademelendirilmesi planlanıyor. Analizlere göre, çalışma hayatına devam edemeyen 65 yaş üzeri dar gelirli emeklilere ve taban aylık alanlara daha yüksek oranda refah payı bağlanması öngörülüyor.
İkinci seçenek olan seyyanen zam formülünde ise artışın tüm emeklilere eşit yansıtılması tartışılıyor. Yapılan maliyet simülasyonlarına göre; 18 milyon emekliye 15 bin liralık seyyanen zam verilmesinin bütçeye maliyeti yaklaşık 3 trilyon lirayı buluyor. Seyyanen artışın 10 bin lira olması durumunda bütçe yükü 2 trilyon lira, 8 bin lirada 1,2 trilyon lira, 5 bin liralık artışta ise yaklaşık 1 trilyon lira seviyesinde hesaplanıyor. Yüksek bütçe yükü nedeniyle 15 bin liralık seyyanen zam en düşük ihtimal olarak değerlendirilirken, seyyanen artışın tercih edilmesi durumunda taban maaş alanların oransal olarak daha yüksek kazanç sağlayacağı belirtiliyor.
65 Yaş Üstü 8 Milyon Emekli İçin Ayrı Çalışma
Türkiye genelinde 27,5 milyon prim ödeyen çalışana karşılık toplam 18 milyon emekli bulunurken, 65 yaş üstü emekli sayısının yaklaşık 8 milyona ulaştığı kaydedildi. Yapılan etki analizlerinde bu 8 milyonluk nüfusun kayıtlı olarak çalışıp çalışmadığı tespit edildi.
Hâlihazırda taban aylık alan emekli sayısının 5 milyon 17 bin olduğu, bu rakamın yeni yılda artabileceği hesaplanıyor. Hazırlanan taslak doğrultusunda öncelikle taban aylık için ortak bir alt sınır belirlenmesi, ardından en düşük emekli maaşı alan dar gelirli gruba doğrudan nakit transferi sağlanması ve Aylık Bağlama Oranları’nın (ABO) yeniden incelenmesi planlanıyor.