Türkiye’de yüksek enflasyon, alım gücündeki gerileme ve artan yaşam maliyetleri, bireylerin ve reel sektörün borç ödeme kapasitesi üzerinde baskı oluşturmaya devam ediyor. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun verilerine göre, bankaların takipteki alacakları son bir yılda yüzde 81,7 artarak 718,9 milyar liraya yükseldi.
Bankacılık sektöründe geri ödemesi geciken kredilere ilişkin veriler, ekonomik koşulların hane halkı ve işletmeler üzerindeki etkisini ortaya koydu. BDDK tarafından yayımlanan haftalık verilere göre, 16 Mayıs 2025 haftasında 395 milyar 576 milyon lira seviyesinde bulunan toplam takipteki alacaklar, 15 Mayıs 2026 haftasında 718 milyar 880 milyon liraya çıktı.
Söz konusu dönemde bankacılık sektörünün takipteki alacaklarında 323 milyar 304 milyon liralık artış yaşandı. Yıllık bazda yüzde 81,7’ye ulaşan yükseliş, kredi geri ödemelerinde yaşanan zorlanmanın bankacılık verilerine belirgin şekilde yansıdığını gösterdi.
Takipteki Alacaklarda Sert Yükseliş
Bankaların takipteki alacakları, kredi borçlarının belirli sürelerde ödenmemesi nedeniyle yasal takip sürecine giren tutarları ifade ediyor. Son bir yıllık dönemde bu kalemde yaşanan hızlı artış, hem bireysel borçlanmada hem de ticari kredilerde ödeme güçlüğünün arttığını ortaya koydu.
Yüksek enflasyon ortamında gelirlerin reel olarak zayıflaması, temel tüketim harcamalarının artması ve finansman maliyetlerinin yükselmesi, kredi geri ödeme performansını olumsuz etkileyen başlıca unsurlar arasında yer aldı. Bu tablo, bankaların aktif kalitesi açısından takip edilen önemli göstergelerden biri olan takipteki alacak hacminde güçlü bir artışa neden oldu.
Bireysel Krediler ve Kredi Kartlarında Bozulma Derinleşti
BDDK verileri, bireysel borçlarda da dikkat çekici bir artışa işaret etti. Tüketici kredileri ve bireysel kredi kartlarından kaynaklanan takipteki alacaklar, son bir yılda 165 milyar 927 milyon liradan 294 milyar 684 milyon liraya yükseldi.
Bu kalemdeki artış 128 milyar 757 milyon lira olurken, yıllık yükseliş oranı yüzde 77,6 olarak hesaplandı. Bireysel borçlarda görülen bu artış, hane halkının kredi ve kredi kartı geri ödemelerinde daha fazla zorlandığını ortaya koydu.
Artan yaşam maliyetleri karşısında gelirlerin yetersiz kalması, vatandaşların temel ihtiyaçlarını karşılamak için kredi kartı ve ihtiyaç kredilerine daha fazla yönelmesine neden oldu. Bu durum, özellikle bireysel finansman ürünlerinde takibe düşen borç miktarını artırdı.
İhtiyaç Kredilerinde Takibe Düşen Borç 137,5 Milyar Liraya Çıktı
Tüketici kredileri içinde en belirgin bozulma ihtiyaç kredilerinde yaşandı. Günlük harcamalar, borç kapatma ve geçim giderleri için kullanılan ihtiyaç kredilerinde takipteki alacaklar, bir yılda 80 milyar 630 milyon liradan 137 milyar 487 milyon liraya yükseldi.
İhtiyaç kredilerinde takibe düşen borç miktarı bu dönemde yüzde 70,5 arttı. Bu artış, bireylerin kısa ve orta vadeli nakit ihtiyaçlarını krediyle karşılamaya devam ettiğini, ancak geri ödeme tarafında daha fazla zorlandığını gösterdi.
Konut kredilerinde takipteki alacaklar aynı dönemde yüzde 61,7 artarak 1 milyar 323 milyon liraya ulaştı. Taşıt kredilerinde ise takipteki alacak tutarı yüzde 69,9 yükselişle 435 milyon liraya çıktı. Konut ve taşıt kredilerindeki takip tutarları ihtiyaç kredilerine göre daha sınırlı kalsa da, bu kalemlerde de yıllık bazda belirgin artış kaydedildi.
Kredi Kartlarında Takibe Düşen Tutar 155,4 Milyar Liraya Ulaştı
Bireysel kredi kartları, takipteki alacak artışının en dikkat çeken kalemlerinden biri oldu. Vatandaşların günlük yaşam giderleri, market alışverişleri, fatura ödemeleri ve temel tüketim harcamaları için daha yoğun kullandığı kredi kartlarında geri ödeme sorunları büyüdü.
BDDK verilerine göre, bireysel kredi kartlarından kaynaklanan takipteki alacaklar son bir yılda 84 milyar 222 milyon liradan 155 milyar 437 milyon liraya çıktı. Böylece kredi kartı borçlarında takibe düşen tutar yalnızca bir yılda 71 milyar 215 milyon lira artmış oldu.
Kredi kartı borçlarında yaşanan yükseliş, hane halkının nakit akışındaki bozulmanın bankacılık sistemine yansıyan önemli göstergeleri arasında yer aldı. Yüksek yaşam maliyetleri nedeniyle kartlı harcamaların artması ve gelirlerin borç ödemelerini karşılamakta zorlanması, takipteki alacaklarda yukarı yönlü baskıyı güçlendirdi.
Hane Halkı ve Reel Sektörde Ödeme Gücü Baskı Altında
Bankacılık sektöründe takipteki alacakların 718 milyar 880 milyon liraya ulaşması, yalnızca bireysel kredilerde değil, reel sektör tarafında da ödeme kapasitesinin zorlandığını gösteriyor. İşletmeler açısından artan finansman maliyetleri, talepteki yavaşlama ve nakit akışındaki bozulma, kredi geri ödemelerini güçleştiren faktörler arasında yer alıyor.
Hane halkı tarafında ise enflasyonun gelirler üzerindeki baskısı, tüketim harcamalarının kredi kartı ve ihtiyaç kredileriyle finanse edilmesine yol açıyor. Bu nedenle bankacılık sektöründe takipteki alacakların seyrinin, hem ekonomik aktivite hem de finansal istikrar açısından yakından izlenmeye devam etmesi bekleniyor.