Çin’de ihracat, ağustosta geçtiğimiz senenin aynı dönemine kıyasla yüzde 7,1, ithalat ise yüzde 0,3 yükseliş gösterdi.
Gümrükler Genel İdaresi verilerine nazaran, ağustosta ihracat senelik yüzde 7,1 yükselişle 314,92 milyar dolara, ithalat da yüzde 0,3 yükselişle 235,53 milyar dolara ulaştı.
İhracat, temmuz ayındaki yüzde 18’lik yükselişin ardından beklentilerin altında kalırken, ithalattaki yükseliş de önceki aydaki yüzde 2,3 artışın aksine düştü.
Zayıf dış ticaret verileri, Çin yuanının ABD doları karşısındaki değer kaybını yükseltti. Yurt dışı piyasalardaki yuanın dolar karşısındaki değeri 6,99’a kadar çıkarken yurt içi piyasada dünün kapanış fiyatı olan 6,94’ün üstünde 6,97’den işlem görüyor.
– Salgın tedbirleri ekonomik beklentileri düşürüyor
İthalat ve ihracattaki yükseliş ivmesinin azalması, Çin ekonomisinin bahardaki Kovid-19 salgınlarının akabinde yaz aylarında yakaladığı toparlanmayı sürdürüp sürdüremeyeceğine yönelik kuşkuları artırıyor.
Omicron’un bulaşıcılığı yüksek alt varyantlarının yayılmasıyla ülkede vaka sayısı yükselirken, aralarında Siçuan eyaletinin Çıngdu ve Guangdong eyaletinin Şiçuan kentlerinin olduğu 30’dan fazla şehirde tam ya da kısmi kapanma tedbirleri uygulanıyor.
Çin’de bahar aylarında başta ülkenin en büyük kenti Şanghay olmak üzere büyük nüfusu barındıran ve kritik sanayi ve iş kollarına ev sahipliği yapan şehirlerindeki Kovid-19 sınırlamalarının ekonomi üstündeki etkisi belirgin şekilde hissedilmişti.
Birçok sahada ölçülen ekonomik performans, ilk vakaların Çin’in Vuhan kentinde görüldüğü Kovid-19 salgınının ilk aylarından bu yana en düşük düzeylere inmişti.
Ekonomik faaliyetleri sekteye uğratan salgın tedbirleri gibi koşulların son çeyrekte değişeceğine yönelik işaret görülmemesi, iş dünyasında güveni olumsuz etkiliyor.
Çin, Kovid-19’a karşı, vakaları ortaya çıktığı yerde bastırmayı ve bulaşma zincirini kesmeyi amaçlayan “sıfır vaka” stratejisini uyguluyor.
Strateji, karantina, seyahat kısıtlamaları, toplu testler, imalat, ticaret ve hizmetler sektöründeki işletmelerin faaliyetlerinin sınırlanması gibi katı ve geniş ölçekli tedbirleri gerektiriyor. Tedbirler, hayatın olağan akışına müdahalenin yanında ekonomik maliyeti açısından da tartışmalara sebep oluyor.