Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) tarafından, TÜBA üyeleri ile uluslararası ilişkiler uzmanı bilim insanlarının katılımıyla “Rusya’nın Ukrayna’yı İşgali ve Uluslararası İlişkiler Çalıştayı” düzenlendi.
Bazı bilim insanlarının da çevrim içi olarak katıldığı etkinlik, TÜBA Ankara Merkez Ofisi’nde gerçekleştirildi.
TÜBA Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Şeker, çalıştayın açılışında, savaşların bitişinin başlaması kadar kolay olmadığına değinerek, sürecin tahlilini yapmanın da bilim insanlarına düştüğünü belirtti.
Sürecin uzlaşıyla sonlanması temennisinde bulunan Şeker, “Değerli bilim insanlarımızın katılımıyla sağlıklı zeminde farklı görüşler eşliğinde sürecin bir analizinin yapılması, bölgenin güç dengeleri açısından ortaya çıkan tablonun geçmiş kodları, ‘geliyorum’ diyen işgal sürecinin önlenebilirliği ve önlenememesinin nedenleri gibi birçok başlığı içerecek tartışmalar yapılacak.” şeklinde konuştu.
Şeker, diğer ulusal akademilerin süreçte bir birlik görüntüsü verdiğini, TÜBA olarak kendilerinin de objektif ve yansız bir şekilde barışın ve uzlaşının bir an evvel gelmesi adına ateşkes ve sonrasındaki anlaşmaların gerçekleştirilmesi gerektiğini söyleyen bildirimler yaptıklarını, çatı kuruluşların ortaya koyduğu diğer bildirimleri desteklediklerine işaret ederek, bilim insanlarına konuya verecekleri katkıdan dolayı teşekkür etti.
– Savaş öncesi gelişmeler tartışıldı
Açılış konuşmalarının akabinde TÜBA Üyesi ve Asya Akademiler Birliği Başkanı Prof. Dr. Ahmet Nuri Yurdusev, savaş öncesi gelişmelerin ele alındığı oturumu başlattı.
Doç Dr. Şener Aktürk, Ukrayna’da 2014’teki protestolar ve hükümet değişiminin jeopolitik bir değişime yol açtığına değinerek, bunun ülkede iç siyasete yansımalarının olduğunu ve siyaseti şekillendirdiğini anlattı.
– “Rusya Batı’nın bu denli müdahil olacağını öngöremedi”
ODTÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ayşegül Aydıngün da Kırım’da 1783’ten itibaren Kırım Tatar nüfusunun göç etmeye zorlandığını ve yerlerine Rusların yerleştirildiğini bildirdi.
Moskova’nın Rusya, Ukrayna ve Belarus’un tek bir halk olduğu yönünde propaganda izlediğine değinen Aydıngün, bunun Ukrayna savaşıyla da çöktüğünü paylaştı.
Aydıngün, Batı ülkelerinin 2014’te Kırım’ın işgali ve ilhakına “cılız” tepkiler verdiğini bildirerek, Rusya’nın, Ukrayna’ya karşı savaşta Batı’nın bu denli müdahil olacağını öngöremediğini anlattı.
Prof. Dr. Ziya Öniş de 2008’den sonra Çin ve Rusya gibi örnekler üzerinden otoriter devlet kapitalizminin yükselişe geçtiğini savunarak, Rusya’nın Çin kadar başarılı olamadığı görüşünü de belirtti.
Çalıştay, “Savaşın Boyutu” ve “Olası Gelecek Etkileri” oturumlarıyla devam edecek.