2026-2028 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program (OVP), Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın açıkladığı çerçevede kamuoyu ile paylaşıldı. Program, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Strateji ve Bütçe Başkanlığı koordinasyonunda, katılımcı bir anlayışla hazırlandı.
Ticaret Bakanlığı, OVP kapsamında dış ticarette rekabetçiliğin artırılması, yeni pazarlarda güçlenme, yerli üretimin korunması, ithalat bağımlılığının azaltılması ve iş süreçlerinin kolaylaştırılması için stratejik adımlar atılacağını duyurdu.
Programın Ana Çerçevesi
Bakanlığın açıklamasında, 2026-2028 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program’ın makroekonomik istikrarı güçlendirmek, ekonomik dönüşümü hızlandırmak ve yapısal reformları hayata geçirmek için temel bir yol haritası sunduğu vurgulandı.
OVP’nin öncelikli hedefleri arasında mali disiplinin korunması, enflasyonun tek haneye indirilerek fiyat istikrarının sağlanması, üretkenliğin artırılması, Ar-Ge ve yenilikçiliğin desteklenmesi, yeşil ve dijital dönüşümün hızlandırılması yer aldı. Ayrıca, iş gücü piyasasının etkinleştirilmesi, yatırım ortamının iyileştirilmesi ve kayıt dışılığın azaltılması ile sürdürülebilir büyümenin sağlanacağı ifade edildi.
Belirsizliklere Karşı Güçlü Yol Haritası
Açıklamada, küresel belirsizliklerin ve jeopolitik gerilimlerin arttığı bir dönemde OVP’nin Türkiye ekonomisine güçlü bir yol haritası sunduğu belirtildi. Dijitalleşme, yeşil dönüşüm ve küresel ticaretin yeniden şekillendiği süreçte, programın ekonomi politikalarının uygulanmasında kılavuz olacağı kaydedildi.
Ticaret Bakanlığı’nın Öncelikleri
Ticaret Bakanlığı, OVP kapsamındaki önceliklerini ihracatta rekabetçiliğin artırılması, cari işlemler dengesinde kalıcı iyileşme sağlanması, yerli üretimin korunması, ithalat bağımlılığının azaltılması, enflasyonla mücadele ve dış ticaret işlemlerinin kolaylaştırılması olarak sıraladı.
İhracat ve Cari Denge Hedefleri
Program döneminde ihracatın kademeli artış göstermesi planlanıyor. 2025 yılı için 273,8 milyar dolar mal ihracatı hedeflenirken, bu rakamın 2026’da 282 milyar dolara, 2028’de ise 308,5 milyar dolara ulaşması öngörülüyor. Ürün ve pazar çeşitliliğinin artırılmasıyla Türkiye’nin dünya ticaretinden aldığı payın yükseltilmesi hedefleniyor.
Cari işlemler açığının ise 2025’te öngörülen 22,6 milyar dolardan 2028’de 18,5 milyar dolara düşmesi planlanıyor. Gayri safi yurt içi hasıla içindeki cari açık oranının aynı dönemde yüzde 1,4’ten yüzde 1’e gerilemesi hedefleniyor.
Katma Değerli Üretim ve İthalat Politikaları
Programda, teknoloji yoğun ve yüksek katma değerli üretimin artırılmasıyla cari dengenin güçlendirilmesi öngörülüyor. Yerli üretimin korunması için uluslararası yükümlülükler çerçevesinde ithalat kaynaklı tehditlere karşı önlemler alınacağı, ithalat bağımlılığını azaltacak teşvik ve üretim politikalarının sürdürüleceği belirtildi.