Morgan Stanley, 2025 yılına ilişkin hazırladığı raporda Türkiye ekonomisini “dönüş noktasında” olarak tanımladı.
Raporda, sıkı ekonomik politikaların sonuçlarının görülmeye başlandığı ve enflasyonun gerilemesiyle birlikte kademeli bir faiz indirimi sürecinin başlayacağı öngörüsünde bulunuldu.
Enflasyon %20 Seviyelerine Gerileyecek
Raporda, Türkiye’deki enflasyonun 2025 yılı sonunda %20’li seviyelere düşmesi bekleniyor. Çekirdek enflasyonun parasal sıkılaştırmaya olumlu yanıt verdiği belirtilirken, hizmet enflasyonundaki direnç dikkat çekiyor. Yine de 2025 sonunda genel enflasyonun %26’ya gerileyeceği tahmin ediliyor. Bu düşüş, uzun süredir devam eden yüksek enflasyonla mücadelede önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.
Sıkı Politikaların Makro Dengeler Üzerindeki Etkisi
Mayıs 2023’ten bu yana uygulanan sıkı politikalar sayesinde, Türkiye ekonomisindeki makro dengesizliklerin azaldığı vurgulanıyor. Mevduat dolarizasyonunda önemli bir düşüş yaşanırken, döviz korumalı mevduatların (KKM) 140 milyar dolardan 38 milyar dolara gerilemesi dikkat çekiyor. Ayrıca, 2024 yılı başından itibaren net portföy girişlerinin 17 milyar dolara ulaştığı ve 12 aylık cari açığın GSYH’nin %0,8’ine kadar düştüğü ifade ediliyor.
Dış Tamponlar Güçleniyor
Raporda, dış tamponların güçlendiğine de vurgu yapılıyor. Türkiye’nin uluslararası kredi derecelendirme kuruluşlarından 2024 yılı içerisinde iki kademe not artışı alması, bu durumun bir göstergesi olarak sunuluyor. Makroekonomik istikrarın yeniden sağlanması, yatırımcı güvenini artırarak finansal göstergelere olumlu yansıyor.
Ekonomik Büyüme Dengeleniyor
Morgan Stanley, Türkiye’nin ekonomik büyümesinde yavaşlama yaşandığını ancak büyümenin dengeli bir görünüm sergilediğini belirtiyor. İç talepte toparlanma sinyallerinin gözlemlendiği ifade edilirken, büyümenin sürdürülebilir bir zeminde ilerlemesi bekleniyor.
Faiz İndirimi Döngüsü Başlayabilir
Merkez Bankası’nın 2025 yıl sonu için belirlediği %21 enflasyon hedefi doğrultusunda, kademeli bir faiz indirimi döngüsüne girilebileceği tahmin ediliyor. Parasal sıkılaşmanın etkisinin devam edeceği ve aynı zamanda makro ihtiyati tedbirlerin uygulanmaya devam edeceği öngörülüyor.