İstanbul Sanayi Odası (İSO) Türkiye İmalat PMI, ekimde 46,4’e düştü.
İSO Türkiye İmalat PMI anketinin ekim ayı sonuçları belli oldu.
Eşik değer olan 50,0’nin üstünde ölçülen tüm rakamların sektörde iyileşmeye işaret ettiği anket sonuçlarına göre, eylül ayında 46,9 olan manşet PMI, ekimde 46,4’e indi. Manşet PMI, üst üste 8’inci ay eşik değer 50’nin altında kalarak sektörün performansında sert yavaşlamaya işaret etti. Bu yavaşlama, Mayıs 2020’den bu zamana en belirgin seviyede gerçekleşti.
Yeni siparişlerde talep eksikliğine bağlı olarak devam eden ve 13’üncü aya ulaşan ivme kaybı, faaliyet şartlarındaki bozulmada etkili oldu. Benzer olarak yeni ihracat siparişleri de gözle görülür bir şekilde yavaşladı. Talepteki zayıflık, üretim tarafını da etkiledi.
Üretimdeki yavaşlama mayıs ayından bu zamana en ılımlı düzeyde ölçüldü. Ekim ayında imalatçılar, yeni siparişlerdeki yavaşlamayı satın alma faaliyetlerine ve çalışan sayılarına da yansıttı. İstihdamda Mayıs 2020’den bu zamana en belirgin azalma gerçekleşti. Girdi alımlarındaki düşüş, tedarik zincirleri üstündeki baskının hafiflemesini sağlayarak teslimat sürelerinin azalmasında rol oynadı.
Tedarikçi performansı son 34 ayda ilk defa iyileşme sergiledi ve bu iyileşme Eylül 2014’ten bu yana en belirgin seviyede kaydedildi. Girdi maliyetleri ve nihai ürün fiyatları ekim ayında keskin bir şekilde artmaya devam etti. Fakat her ikisinde de enflasyon önceki aya göre düşüş gösterdi. Girdi maliyetlerindeki artış büyük ölçüde para birimindeki zayıflıktan kaynaklanırken, enerji ve ham madde fiyatlarında da artış bildirildi. Firmaların girdi maliyetlerindeki artışı müşterilere yansıtmasıyla birlikte nihai ürün fiyatları da arttı.
Takip edilen 10 sektörün 8’inde üretim azaldı
İstanbul Sanayi Odası Türkiye Sektörel PMI ekim ayı raporuna göre, talebin son 6 ayda 4’üncü defa arttığı kara ve deniz taşıtları hariç olmak üzere, tüm sektörlerde yeni siparişler yavaşlama gösterdi.
Eylül ayından bu yana en sert ivme kayıpları tekstil, metalik olmayan mineral ürünler ile giyim ve deri ürünleri sektörlerinde gerçekleşti. Ekim ayında 10 sektörün 8’inde üretim düşerken, en belirgin düşüşler tekstil ve metalik olmayan mineral ürünler sektörlerinde ölçüldü. Kara ve deniz taşıtlarında Ağustos 2021’den bu yana en güçlü büyüme gerçekleşirken, gıda ürünleri sektöründe daha ılımlı bir üretim artışı gözlendi.
4 sektörde istihdam artış gösterdi. Fakat artış kaydedilen sektör sayısı Nisan-Mayıs 2020 dönemindeki ilk salgın dalgasından bu yana ikinci kez en düşük düzeyde kaydedildi. İstihdam artışının en güçlü olduğu sektör ise makine ve metal ürünleri oldu. Bu sektörü sırasıyla ana metal sanayi, kara ve deniz taşıtları, kimyasal, plastik ve kauçuk sektörleri izledi. İşe alımlarda en sert yavaşlama ise tekstil ürünlerinde kaydedildi.
Ekimde 10 sektörün 9’unda girdi fiyatlarındaki yükseliş hız kesti. Genel maliyet baskılarının en hafif olduğu iki sektör sırasıyla ana metal sanayi ile makine ve metal ürünler oldu. Hem girdi hem de nihai ürün fiyatlarında en hızlı artış, metalik olmayan mineral ürünler sektöründe kayıtlara geçti. Girdi fiyatları enflasyonu sadece kimyasal, plastik ve kauçuk sektöründe arttı.
Gıda ürünleri sektöründe ise nihai ürün fiyatları enflasyonu yükseliş kaydetti. Yine 4 sektörde tedarikçilerin teslimat süreleri kısalırken, en belirgin düşüş tekstilde yaşandı. 4 sektörde ise teslimat sürelerindeki artış eylül ayına göre daha sınırlı oldu. Birikmiş işler, başta tekstil ürünleri sektöründe olmak üzere genele yayılı bir düşüş gösterirken, kara ve deniz taşıtları sektöründe Ocak 2020’den beri en yüksek oranda yükseldi.
Açıklamada görüşlerine yer verilen S&P Global Market Intelligence Ekonomi Direktörü Andrew Harker, şunları söyledi:
“Ekim ayında talep koşullarındaki durağanlık Türk imalat sektörünün performansını sınırlamaya devam ederken, özellikle uluslararası talepteki zayıflığın giderek ön plana çıktığı gözlendi. Yeni siparişleri karşılamaya yönelik iş yükünün azalmasıyla birlikte firmalar hem istihdamı hem de satın alma faaliyetlerini sınırlamaya yöneldi. Satın alma faaliyetlerinin yavaşlaması tedarikçileri kısmen rahatlattı ve teslimat sürelerinde 8 yılı aşkın dönemin en belirgin düşüşü gerçekleşti. Bu durum, sektörde büyümenin önündeki engellerden birinin etkisini hafifletti.”