Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) Haziran ayı iş gücü istatistiklerini değerlendirdi.
Yılmaz, işsizlik oranının Haziran ayında yüzde 9,2’ye yükselmesine rağmen, bu oranın hala tek haneli seviyelerde olduğunu ve 2024 yılı için Orta Vadeli Program (OVP) tahmini olan yüzde 10,3’ün altında kaldığını vurguladı. Sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada Yılmaz, “Yükselişe rağmen işsizlik oranı tek hanede ve 2024 geneli için yüzde 10,3 olan OVP tahmininin altında kalmaya devam etti” ifadesini kullandı.
Haziran Ayındaki Artışın Nedenleri
Yılmaz, Haziran ayında işsizlik oranındaki artışın nedenlerini de detaylandırdı. Enflasyonla mücadele sürecinde uygulanan sıkılaştırıcı politikalar ve bu aya özgü geçici etkilerin işsizlik oranındaki artışta rol oynadığını belirtti. Özellikle okulların tatile girmesiyle iş arayanların sayısındaki artış ve 9 günlük Kurban Bayramı tatilinin, işsizlik oranındaki yükselişte etkili olduğunu dile getirdi.
Dezenflasyon ve İstihdam Arasında Denge Arayışı
Yılmaz, açıklamasında, dezenflasyon sürecinin devam ettirilmesiyle birlikte, bu sürecin büyüme ve istihdam üzerindeki kısa vadeli etkilerinin dikkatle izlendiğini ve bu etkilerin azaltılmasına yönelik çabaların sürdürüldüğünü belirtti. Reel sektör yatırımlarına dönük seçici kredi ve teşvikler, yatırım ortamını iyileştirici düzenlemeler, ihracatı önceleyen vergi oranları ve uygun koşullu finansman politikalarının yanı sıra, istihdam edilebilirliği artırmaya yönelik mesleki eğitim ve iş gücü politikalarının izlenen başlıca stratejiler arasında yer aldığını ifade etti.
Orta ve Uzun Vadeli Hedefler
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Türkiye’nin ekonomik hedefleri hakkında da önemli açıklamalarda bulundu. Yılmaz, “Amacımız istikrar içinde dengeli büyümek, istihdam imkanlarımızı geliştirmek, insan odaklı ve kapsayıcı kalkınma ile sosyal refahı kalıcı olarak artırmaktır” dedi. Enflasyonla mücadele ve büyüme arasındaki dengeyi kurmanın zorluklarına değinen Yılmaz, orta ve uzun vadede bu iki hedefin uyum içinde olduğunu belirtti. Fiyat istikrarının, öngörülebilirlik ve güven ortamını pekiştirerek sürdürülebilir büyüme için güçlü bir zemin oluşturduğunu da sözlerine ekledi.