Avrupa Merkez Bankası (ECB), 16-17 Ekim’de Slovenya’da gerçekleştirdiği toplantıda üç temel politika faizini 25 baz puan indirerek ekonomiyi destekleme adımlarına bir yenisini ekledi. Bu, yılın üçüncü faiz indirimi oldu. Toplantının ardından yayımlanan tutanaklar, kararın arkasındaki gerekçeleri ve geleceğe yönelik beklentileri ortaya koydu.
Faiz İndirimi ve Hedefler
ECB’nin faiz indirimi kararı, düşük enflasyon ve zayıf ekonomik büyüme risklerini dengelemek için alındı. Banka, bu adımla enflasyondaki aşağı yönlü baskılara karşı bir tampon oluşturmayı hedefliyor. Toplantıda, faizlerin kısıtlayıcı seviyelerde tutulmasının dezenflasyon sürecine destek vereceği ve ekonomide yumuşak bir inişi sağlayabileceği görüşü öne çıktı.
Enflasyon ve Ekonomik Aktivite
ECB üyeleri, düşük enflasyonun kalıcılığı konusundaki belirsizliğe dikkat çekti. Enflasyonun 2025 sonuna kadar %2 hedefine ulaşacağı beklense de, ekonomik faaliyetlerdeki yavaşlama ve enflasyon baskılarının azalması risk olarak değerlendiriliyor. Üyeler, büyüme oranlarındaki zayıflığın devam etmesi durumunda para politikasında daha gevşek bir duruşun gerekebileceğini belirtti.
Uzun Vadeli Riskler ve Beklentiler
Tutanaklarda, enflasyon hedefinin 2025 sonrası dönemde yakalanamayabileceğine dair endişeler yer aldı. Özellikle ücret baskılarının azalması, düşük büyüme hızı ve finansal sistemdeki zayıflık, bu hedefin önündeki engeller olarak sıralandı. Ancak ECB üyelerinin çoğunluğu, mevcut para politikası duruşunun hedeflere ulaşmak için yeterli olduğu görüşünde.
Aralık Ayında Yeni İndirim Beklentisi
17 Ekim’deki faiz indirimi sonrası ECB, mevduat faiz oranını %3,25’e çekti. Bu adım, enflasyonu %2 seviyesine döndürme hedefinin bir parçası olarak değerlendirildi. 12 Aralık’ta yapılacak bir sonraki toplantıda faizlerin sabit tutulması veya yeni bir 25 baz puan indirime gidilmesi seçenekler arasında bulunuyor. Bu karar, ekonomik veriler ve enflasyonun seyrine bağlı olarak şekillenecek.