Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Eylül 2023’e dair İktisadi Yönelim İstatistikleri ve Reel Kesim Güven Endeksi verilerini kamuoyuyla paylaştı.
Mevsim etkilerinden arındırılmış olarak hesaplanan Reel Kesim Güven Endeksi (RKGE-MA), Eylül ayında bir önceki aya göre 0,6 puanlık bir düşüş kaydederek 104,4 seviyesine geriledi.
Bu endeksin bileşenlerine yakından bakıldığında, genel ekonomik görünüm, önümüzdeki üç ay içinde toplam istihdam, mevcut mamul mal stoğu ve sabit sermaye yatırım harcamalarına yönelik değerlendirmeler pozitif bir etki yarattı. Ancak, mevcut toplam sipariş miktarı, gelecek üç ayda beklenen ihracat siparişleri, son üç aydaki toplam sipariş miktarı ve gelecek üç ayda üretim hacmiyle ilgili değerlendirmeler endeksi aşağı yönlü etkiledi.
Mevsim etkilerinden arındırılmamış Reel Kesim Güven Endeksi (RKGE), Eylül ayında bir önceki aya göre 0,6 puan düşüşle 104,4 seviyesine geriledi.
Son üç aylık döneme bakıldığında, üretim hacmi ve iç piyasa sipariş miktarında artış kaydedenlerin oranının bir önceki aya göre düştüğü, ihracat sipariş miktarında artış bildirenlerin oranının ise arttığı gözlemlendi.
Önümüzdeki üç ayı değerlendirenler arasında, üretim hacmi, ihracat sipariş miktarı ve iç piyasa sipariş miktarı konularında artış bekleyenlerin oranının bir önceki aya göre azaldığı görüldü. Gelecek on iki ayda sabit sermaye yatırım harcamaları ve gelecek üç ayda istihdam konusunda artış beklentilerinin ise bir önceki aya göre güçlendiği kaydedildi.
Ortalama birim maliyetlerle ilgili olarak, gelecek üç ay içinde artış bekleyenlerin ve son üç ay içinde artış yaşandığını belirtenlerin oranlarının azaldığı gözlemlendi. Gelecek üç ay içinde satış fiyatlarının artmasını bekleyenlerin oranında da azalma görüldü.
Önümüzdeki on iki ay sonunda yıllık Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) beklentisi, bir önceki aya göre 0,6 puanlık bir azalma ile yüzde 63,7 seviyesine geriledi.
Sanayi sektöründeki genel ekonomik duruma dair görüşler incelendiğinde, daha iyimser olduklarını belirtenlerin oranının bir önceki aya göre artarak yüzde 7,3’e yükseldiği, aynı görüşte olanların oranının yüzde 78,5’e çıktığı ve daha kötümser olduklarını ifade edenlerin oranının yüzde 14,2’ye gerilediği görüldü.