Türkiye’de bankalardaki altın mevduatı 2025 yılında güçlü bir artış kaydederek 3,4 trilyon lirayı aştı. Bir yıl içinde yüzde 149,5 oranında büyüyen altın hesapları, toplam yurt içi mevduat içindeki payını yüzde 13,3’e yükseltti. Altın mevduatındaki hızlı genişleme, küresel piyasalarda altına yönelik artan ilginin Türkiye finansal sistemine de yansıdığını ortaya koydu.
Altın Mevduatında Rekor Büyüme
Bankalardaki altın hesaplarının parasal karşılığı, 2025’te 2 trilyon 39 milyar liralık artışla 3 trilyon 403,2 milyar liraya ulaştı. Böylece 2024 sonunda toplam mevduat içinde yüzde 7,8 olan altın payı, 2025 sonunda yüzde 13,3’e çıktı. Küresel finans piyasalarında 2025’e damga vuran altın talebi, yurt içinde de bankacılık sisteminde belirgin bir büyümeye yol açtı.
Altın mevduatı, müşterilerin fiziki altınlarını veya altın karşılığı TL ve döviz bakiyelerini kaydi ortamda sakladıkları bir mevduat türü olarak öne çıkarken, yastık altındaki fiziki altın birikimleri bu kapsama dahil edilmiyor.
Toplam Mevduatta Güçlü Artış
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu verilerine dayanan Fintürk istatistiklerine göre, yurt içi yerleşiklere ait toplam mevduat 2025 yılında yüzde 45,4 artarak 25 trilyon 549,9 milyar liraya yükseldi. Bu artışta TL mevduatlar 16 trilyon 67,3 milyar liralık hacme ulaşırken, yaklaşık üçte biri altın mevduatından oluşan döviz mevduatları toplamda 9 trilyon 482,6 milyar liraya çıktı.
Geçen yıl TL mevduatlar nominal olarak yüzde 35,7 büyürken, döviz mevduatındaki TL karşılığı artış yüzde 65,4’e ulaştı. 2025’te TÜFE bazında yüzde 30,89 olan enflasyon dikkate alındığında, reel bazda TL mevduatta yüzde 3,7, döviz mevduatında yüzde 26,4 ve toplam mevduatta yüzde 11,1 oranında artış gerçekleşti.
Altının Mevduattaki Payı Hızla Yükseldi
2024 sonunda toplam mevduatın yüzde 32,6’sını oluşturan döviz tevdiat hesaplarının payı, 2025 sonunda yüzde 37,1’e çıktı. Bu artışta altın mevduatının belirleyici olduğu görülüyor. Yabancı para cinsi mevduatın 3 trilyon 403,2 milyar liralık bölümünü altın hesapları oluşturdu.
İl Bazında Dağılım: İstanbul Hacimde, Rize Oranda Önde
Altın mevduatı hacminde nüfus ve ekonomik büyüklükle paralel şekilde büyükşehirler öne çıktı. İstanbul, gerçek kişilere ait 1 trilyon 66,2 milyar liralık altın hesabıyla birlikte toplamda 1 trilyon 183,9 milyar liralık hacimle ilk sırada yer aldı. Ankara 399,1 milyar lira, İzmir ise 204,7 milyar liralık altın mevduatıyla İstanbul’u izledi. Antalya, Bursa, Kocaeli, Konya, Adana, Mersin ve Muğla da altın mevduatının yüksek olduğu iller arasında yer aldı.
Buna karşın, toplam mevduatı içinde altının payı açısından farklı bir tablo ortaya çıktı. Altın mevduatının toplam mevduata oranı en yüksek il Rize oldu. Rize’de 59,6 milyar liralık toplam mevduatın 34,5 milyar lirası döviz cinsinden gerçekleşirken, bunun 26,1 milyar lirasını altın hesapları oluşturdu. Böylece altın mevduatı, ilin toplam mevduatının yüzde 43,8’ine ulaştı.
Rize’yi altının toplam mevduat içindeki payı açısından Çankırı, Malatya, Kütahya, Kırıkkale, Karabük, Elazığ, Bolu, Isparta ve Artvin izledi.
Döviz Mevduatında Bölgesel Farklılıklar
Altın dahil döviz mevduatının toplam mevduat içindeki payı açısından Aksaray, Yozgat, Karaman, Elazığ ve Nevşehir öne çıkan iller arasında yer aldı. Buna karşılık Ardahan, Bitlis, Şanlıurfa, Diyarbakır ve Kastamonu, döviz mevduatının payının en düşük olduğu iller olarak kayıtlara geçti.
Mevduatın Yarısı İstanbul’da Toplandı
Türkiye nüfusunun yaklaşık yüzde 18’inin yaşadığı İstanbul, bankacılık sektöründeki toplam yurt içi mevduatın da yaklaşık yarısını barındırıyor. 2025 sonu itibarıyla yurt içi mevduatın yüzde 45,6’sına karşılık gelen 11 trilyon 648,7 milyar liralık bölüm İstanbullu mudilere ait bulunuyor. İstanbul’u 3 trilyon 883,7 milyar lira ile Ankara, 1 trilyon 353,1 milyar lira ile İzmir izliyor.
Yurt içi mevduatın yüzde 79,1’ine karşılık gelen 20 trilyon 114,6 milyar liralık kısmı ise ilk on ilde toplanmış durumda. Bayburt, Ardahan, Kilis, Hakkâri ve Gümüşhane ise en düşük mevduat hacmine sahip iller arasında yer aldı.