Goldman Sachs analistleri, Türkiye’de dezenflasyon sürecinin 2026 yılında da devam edeceğini öngörürken, Türk lirasındaki değer kaybının da önceki dönemlere kıyasla daha sınırlı seyredeceği değerlendirmesinde bulundu. Küresel döviz piyasalarına ilişkin yayımlanan raporda, para politikasındaki gevşemeye rağmen TL’de sert bir değer kaybı beklenmediği vurgulandı.
Dezenflasyon süreci ve para politikası etkisi
Goldman Sachs analistleri Kamakshya Trivedi ve Michael Cahill tarafından hazırlanan küresel döviz kuru raporunda, Türkiye’de enflasyondaki artış hızının yavaşlamayı sürdüreceği belirtildi. Raporda, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın faiz indirimlerine gitmesi halinde dahi, TL’deki değer kaybının kontrollü bir seyir izleyeceği öngörüldü.
Analistler, faiz indirimleriyle birlikte taşıma (carry) işlemlerinde yaşanabilecek azalışın, lira üzerindeki baskıyı sınırlı tutacağını ifade etti. Bu çerçevede, TL cinsinden varlıklarda aylık getirilerin yüzde 1 ile 1,5 aralığında kalmasının mümkün olabileceği değerlendirmesi paylaşıldı.
Reel kur hassasiyeti vurgusu
Raporda, ekonomi yönetiminin döviz kuru politikasına ilişkin yaklaşımına da yer verildi. Goldman Sachs analistleri, politika yapıcıların reel ticaret ağırlıklı döviz kurunun belirgin ölçüde değer kazanmasına izin vermemeye özen gösterdiğini belirtti. Bu yaklaşımın, ihracat rekabeti ve makroekonomik dengeler açısından önemli bir unsur olarak izlendiği kaydedildi.
Riskler döviz piyasalarındaki pozisyonlanmaya işaret ediyor
Goldman Sachs değerlendirmesinde, öngörülerin önündeki en büyük riskin ise döviz piyasalarındaki mevcut pozisyonlanma olduğu ifade edildi. Raporda, likiditesi görece düşük olan döviz piyasalarında biriken yüksek pozisyonların, olumsuz bir dış veya iç şok karşısında hızla tersine dönebileceği uyarısı yapıldı.
Analistler, bu tür bir senaryoda kur hareketlerinin daha oynak hale gelebileceğine dikkat çekerken, mevcut görünümde TL’deki değer kaybının 2026 boyunca kademeli ve sınırlı bir çerçevede kalmasının ana senaryo olarak öne çıktığını vurguladı.