Türkiye Varlık Fonu, bünyesinde faaliyet gösteren kamu katılım bankalarını tek bir güçlü marka altında toplamak amacıyla kapsamlı bir yeniden yapılanma sürecini başlattı. Sektörde önemli bir dönüşüm yaratması beklenen bu adımla, Ziraat Katılım, Vakıf Katılım ve Halk Katılım Bankası’nın yıl içinde yeni bir isimle hizmet vermesi planlanıyor.
Konsolidasyon Süreci Başlatıldı
Türkiye Varlık Fonu tarafından yürütülen çalışma kapsamında, kamuya ait katılım bankalarının tek merkezden yönetilmesi hedefleniyor. Türkiye genelinde yaygın bir şube ağına sahip olan Ziraat Katılım ve Vakıf Katılım ile birlikte, faaliyetlerine Şubat ayında başlaması öngörülen Halk Katılım Bankası’nın da bu yapı altında birleştirilmesi planlanıyor.
Planlanan konsolidasyonla birlikte üç ayrı kurum, yeni bir marka ve isimle faaliyetlerini tek bir çatı altında sürdürecek. Bu adımın, yönetim süreçlerinin sadeleştirilmesi ve kaynak kullanımında etkinliğin artırılması amacıyla atıldığı ifade ediliyor.
Katılım Bankacılığında Verimlilik Hedefi
Portföyündeki şirket sayısını son dönemde artıran Türkiye Varlık Fonu, faizsiz bankacılık prensipleriyle faaliyet gösteren katılım bankacılığı alanında ölçek ekonomisi yaratmayı amaçlıyor. Bu kapsamda, yaklaşık altı yıl önce kamu sigorta şirketlerinin tek bir yapı altında birleştirilmesiyle oluşturulan Türkiye Sigorta modelinin örnek alındığı belirtiliyor.
Kamu katılım bankalarının tek bir çatı altında toplanmasıyla, sektörde rekabet gücünün artırılması, operasyonel maliyetlerin azaltılması ve hizmet süreçlerinin daha etkin hale getirilmesi hedefleniyor.
Müşteri Haklarında Değişiklik Olmayacak
Faizsiz bankacılık esaslarına göre finansal işlemlerini sürdüren müşterileri yakından ilgilendiren bu yapılandırma sürecinde, mevcut hakların korunacağı bildirildi. Halihazırda Ziraat Katılım, Vakıf Katılım ve Halk Katılım Bankası müşterilerinin tüm mevduatları, finansal varlıkları ve devam eden işlemleri herhangi bir kayba uğramadan yeni kurulacak çatı bankaya devredilecek.
Mevcut sözleşmeler, taahhütler ve bankacılık işlemleri, yeni marka altında da aynı koşullarla geçerliliğini sürdürecek. Böylece birleşme sürecinin müşteriler açısından teknik bir değişiklikle sınırlı kalması ve hizmetlerin kesintisiz devam etmesi öngörülüyor.