Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu S&P Global Ratings, Türkiye’ye yönelik kredi notu değerlendirmesini ve makroekonomik tahminlerini güncelledi. Kuruluş, Türkiye ekonomisinin önümüzdeki dört yıla ilişkin büyüme, enflasyon, işsizlik, döviz kuru ve politika faizi tahminlerini paylaştı.
Türkiye’nin Kredi Notu ve Görünümü Değişmedi
S&P Global, Türkiye’nin hem yabancı hem de yerel para cinsinden uzun ve kısa vadeli kredi notlarını BB-/B seviyesinde sabit tuttu. Not görünümünü ise “durağan” olarak teyit etti. Kuruluş, bu kararın, döviz rezervlerindeki düşüşe ve son dönemde artan kur oynaklığına rağmen, Türkiye’nin yüksek enflasyonu düşürmeye ve ekonomideki dolarizasyonu azaltmaya yönelik politikalarını sürdürdüğü görüşüne dayandığını belirtti.
Ekonomik Büyüme Tahminleri
S&P, Türkiye ekonomisinin önümüzdeki dört yıl içinde kademeli bir büyüme göstereceğini öngörüyor. Kuruluşun yıl bazlı büyüme tahminleri şu şekilde:
- 2025: %2,7
- 2026: %2,9
- 2027: %3,3
- 2028: %3,2
Bu veriler, Türkiye ekonomisinde istikrarlı fakat sınırlı bir toparlanmaya işaret ediyor.
Enflasyon Tahminlerinde Düşüş Eğilimi
Yüksek enflasyonla mücadele çabalarının etkili olacağını öngören S&P, tüketici fiyat endeksinde kademeli bir gerileme bekliyor:
- 2025: %33,0
- 2026: %18,3
- 2027: %14,2
- 2028: %12,7
İşsizlikte Kademeli İyileşme Beklentisi
S&P Global’e göre işsizlik oranı önümüzdeki yıllarda sınırlı da olsa azalmaya devam edecek:
- 2025: %10,2
- 2026: %10,0
- 2027: %9,8
- 2028: %9,7
Dolar/TL Kuru İçin Tahminler: 2028’e Kadar Artış Sürecek
Kuruluşun dikkat çeken öngörülerinden biri de döviz kurlarına ilişkin oldu. ABD doları karşısında Türk Lirası’nın önümüzdeki yıllarda değer kaybetmeye devam edeceği tahmin edildi:
- 2025: 43,0
- 2026: 48,0
- 2027: 52,0
- 2028: 55,0
Politika Faizinde Sert Düşüş Beklentisi
S&P, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın politika faizini kademeli olarak düşüreceğini tahmin ediyor:
- 2025: %38,0
- 2026: %17,5
- 2027: %12,5
- 2028: %12,5
S&P: Küresel Belirsizlikler Sürüyor
Raporda ayrıca, küresel ticaret dengelerini bozan tarife savaşlarının ardından dünya genelinde öngörülebilirliğin azaldığına dikkat çekildi. Bu bağlamda, pek çok ülke için makroekonomik varsayımlar yeniden gözden geçirildi.