Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), talebin yavaşlamasının enflasyondaki düşüşü destekleyici seviyelere ulaştığını belirtti. Bu değerlendirme, TCMB’nin ekonomistlerinden Abdullah Kazdal tarafından hazırlanan bir analizde yer aldı.
“Dezenflasyon Sürecinde Çıktı Açığı Göstergeleri”
Merkez Bankası’nın çalışanlarının görüşlerini paylaştığı Merkez’in Güncesi isimli blogda yayımlanan “Dezenflasyon Sürecinde Çıktı Açığı Göstergeleri” başlıklı analizde, talep ve enflasyon dinamikleri ele alındı. Analizde, sıkı para politikası sonucu iç talepte dengelenmenin devam ettiğine dikkat çekildi.
Yakın döneme ilişkin şu ifadelere yer verildi:
- “Talebin yavaşlaması, enflasyondaki düşüşü destekleyici seviyelere ulaştı.”
- “Negatif düzeylerde gerçekleşmesi öngörülen çıktı açığı, dezenflasyon sürecinin önemli bir bileşeni olacak.”
Çıktı Açığındaki Gerileme
2023’ün ikinci çeyreğinde yüksek pozitif seviyelerde bulunan çıktı açığının, parasal sıkılaşmanın gecikmeli etkileriyle birlikte giderek azaldığı vurgulandı. Analiz, 2023 son çeyreğinde sekiz göstergeden yalnızca birinin negatif seviyede olduğunu, ancak 2024 üçüncü çeyreği itibarıyla bu sayının altıya yükseldiğini ortaya koydu.
Bu durum, sıkı para politikalarının talep üzerinde etkisini göstermeye başladığını ve dezenflasyon sürecine katkı sağladığını işaret ediyor.
Talep Dengelenmesi ve Enflasyon
Talepteki yavaşlamanın enflasyon üzerindeki etkisinin önümüzdeki dönemde daha belirgin hale gelmesi bekleniyor. Analizde, iç talepteki dengelenmenin sıkı para politikası ile desteklendiği ve bunun dezenflasyon sürecinin önemli bir yapı taşı olduğu vurgulandı.
Sıkı Para Politikasının Etkileri
TCMB’nin analizinde yer alan değerlendirmeler, sıkı para politikasının talebi dengelerken enflasyonu düşürücü etkisini sürdüreceğini gösteriyor. Özellikle çıktı açığının negatif seviyelerde kalmaya devam edeceği beklentisi, dezenflasyon sürecine dair olumlu bir görünüm sunuyor.