Türkiye’nin 5 yıllık kredi risk primi (CDS), Şubat 2021’den bu yana ilk kez 282 baz puanın altına inerek 281,75 puana düştü.
Son dönemde ekonomi yönetiminin attığı adımlar, Türkiye ekonomisine yönelik belirsizliklerin azalmasına katkı sağladı. Bu durum, TL varlıklara olan ilgiyi artırırken, uluslararası alanda da olumlu yankı buldu.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), enflasyonla mücadele kapsamında politika faizini mayıs sonundan bu yana yüzde 8,50’den yüzde 50’ye yükseltti. Ekonomi yönetimi, enflasyonla mücadeledeki kararlılığını ortaya koyarak piyasalara güven verdi.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, artan güvenin dış finansman sağlamayı da olumlu etkilediğini vurgulayarak, 2023 yılının ilk 5 ayında 2,9 milyar dolarlık net portföy çıkışı yaşanırken, Haziran 2023-Şubat 2024 döneminde 16,8 milyar dolarlık net portföy girişi gerçekleşti.
Analistler, Türkiye’nin CDS’indeki düşüşün devam etmesiyle uluslararası kredi derecelendirme kuruluşlarının Türkiye’nin kredi notunda artış ve kredi notu görünümünde olumlu değişiklikler yaptığını belirtti. Bu durum, yatırımcıların Türkiye ekonomisine duyduğu güvenin arttığını gösteriyor.
S&P, Türkiye’nin kredi notunu “B”den “B+”ya yükseltirken, kredi notu görünümünü “pozitif” olarak korudu. Moody’s ise ocak ayında Türkiye’nin kredi notu görünümünü “durağan”dan “pozitif”e çıkardı. Fitch Ratings ise mart ayında Türkiye’nin kredi notunu “B”den “B+”ya yükseltirken, not görünümünü “durağan”dan “pozitif”e çevirdi.
Analistler, önümüzdeki dönemde enflasyonun kalıcı bir şekilde düşmesi, cari açığın azalması ve sürdürülebilir bir büyüme patikasının oluşması halinde not artışlarının devam edebileceğini öngörüyor. Moody’s’in 19 Temmuz’daki Türkiye değerlendirmesinde not artışı beklentisi bulunuyor.