Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Ekim 2023 dönemine ait kısa vadeli dış borç istatistiklerini açıkladı.
Ekim sonunda kısa vadeli dış borç stoku, bir önceki yıl sonuna göre %14,5 artarak 170,7 milyar ABD dolarına ulaştı. Bu dönemde, bankaların kısa vadeli dış borç stoku %5,5 artışla 65,7 milyar ABD dolarına çıkarken, diğer sektörlerin kısa vadeli dış borcu %9,5 artarak 59,2 milyar ABD doları düzeyine ulaştı.
Bankaların yurt dışından kullandığı kısa vadeli krediler %16,8 artarak 12,5 milyar ABD dolarına yükseldi. Banka dışındaki yurt dışı yerleşiklerin döviz tevdiat hesabı %7,5 azalarak 20,0 milyar ABD dolarına gerilerken, yurt dışı yerleşik bankaların mevduatı %10,1 artışla 18,5 milyar ABD dolarını aştı. Ayrıca, yurt dışı yerleşiklerin TL cinsinden mevduatları geçen yıla göre %11,7 artarak 14,7 milyar ABD dolarına çıktı.
İthalat borçları, diğer sektörler altında yer alan ithalat borçları %9,2 artarak 53,2 milyar ABD dolarına ulaştı.
Borçlu bazında incelendiğinde, kamu sektörünün kısa vadeli borcu %13,3 artarak 32,7 milyar ABD doları olurken, özel sektörün kısa vadeli dış borcu %5,4 artarak 92,2 milyar ABD dolarını geçti.
Alacaklı bazında incelendiğinde, özel alacaklılara olan kısa vadeli borçlar %24,9 artarak 92,8 milyar ABD dolarına yükseldi. Parasal olmayan kuruluşlara olan borçlar %3,5 artarak 76,6 milyar ABD doları düzeyine çıktı. Ayrıca, kısa vadeli tahvil ihraçları, 2023 Ekim sonu itibarıyla 1000 milyon ABD dolarına ulaştı.
Döviz kompozisyonu incelendiğinde, kısa vadeli dış borç stokunun %50,8’i ABD doları, %23,1’i Euro, %9,7’si TL ve %16,4’ü diğer döviz cinslerinden oluştu.
Orijinal vadesine bakılmaksızın vadesine 1 yıl veya daha az kalmış dış borç verisi kullanılarak hesaplanan kalan vadeye göre kısa vadeli dış borç stoku, 219,9 milyar ABD doları olarak gerçekleşti. Bu stokun 16,3 milyar ABD dolarlık kısmı, Türkiye’deki yerleşik bankaların ve özel sektörün yurt dışındaki şubeleri ile iştiraklere olan borçlarından oluştu. Borçlu bazında değerlendirildiğinde, kamu sektörünün toplam stok içinde %19,8, Merkez Bankası’nın %20,8, özel sektörün ise %59,4 oranında paya sahip olduğu gözlendi.