Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, 3 Aralık’ta Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği’nde (MÜSİAD) yaptığı “Para Politikası ve Makroekonomik Görünüm” sunumunda, dezenflasyon sürecinin devam ettiğini ve sıkı para politikasının kararlılıkla sürdürüleceğini açıkladı. Karahan, ekonomik dengelenme, enflasyondaki düşüş eğilimi ve fiyat istikrarının uzun vadeli etkilerine ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu.
Reel Sektörle Güçlü İletişim ve Ekonomik Görünüm
Sunumun açılışında TCMB’nin reel sektörle kurduğu iletişime değinen Karahan, 2025 yılında 2.505, son beş yılda ise toplam 14.705 firma ile görüşüldüğünü belirtti. Elde edilen nitelikli veri setinin para politikası kararlarında önemli bir kaynak olduğunu vurguladı. Reel sektörle çift yönlü bir iletişim sağlandığını ifade eden Karahan, paylaşılan görüş ve beklentilerin ilgili kamu kurumlarıyla düzenli olarak aktarıldığını söyledi.
TCMB Başkanı, rezervlerde 118 milyar dolarlık artış yaşandığını ve Kur Korumalı Mevduat hacminin 143 milyar dolardan bir milyar doların altına düştüğünü belirterek finansal normalleşme sürecinin devam ettiğini kaydetti.
Fiyat İstikrarının Ekonomi İçin Taşıdığı Önemi Vurguladı
Sunumun devamında fiyat istikrarının ekonomik yapı üzerindeki üç temel katkısı üzerinde duran Karahan, bunları sürdürülebilir büyüme, alım gücünün korunması ve verimlilik artışı olarak sıraladı. Yüksek enflasyonun yatırım kararlarını zayıflattığını, hanehalkının satın alma gücünü azalttığını ve genel verimliliği düşürdüğünü belirtti.
Karahan, fiyat istikrarının sağlanmasıyla birlikte öngörülebilir bir ekonomik ortamın oluşacağını, düşük faiz koşullarının kalıcı hale gelebileceğini ve uzun vadeli finansman imkanlarının genişleyeceğini ifade etti. Bu çerçevede fiyat istikrarının sürdürülebilir büyümenin temel koşullarından biri olduğunun altını çizdi.
2020–2024 döneminde enflasyonun yeniden yüzde 44,8’e yükseldiğini hatırlatan Karahan, Eylül 2025 itibarıyla bu oranın yüzde 33,3’e gerilediğini belirtti. Yatırım büyümesinin 2025’in ilk üç çeyreğinde yüzde 7,7’ye yükselmesinin, fiyat istikrarının yatırım ortamını güçlendirmede etkili olduğuna işaret ettiğini dile getirdi. Aynı dönemde özel tüketim büyümesinin yüzde 3,8’e gerilemesinin ise ekonomik dengelenme sürecinin göstergesi olduğunu söyledi.
Dezenflasyon Süreci: “Yavaşlasa da Sürmeye Devam Ediyor”
Karahan, sunumunda enflasyonun düşüş sürecini üç ana başlık altında açıkladı: talepte dengelenme, fiyatlama davranışlarının normalleşmesi ve beklentilerde iyileşme.
Son iki yılda enflasyonda belirgin bir düşüş yaşandığını belirten Karahan, Aralık 2022’de yüzde 64,3 olan enflasyonun 2023’te yüzde 64,8’e yükseldiğini ancak 2024 sonunda yüzde 44,4’e indiğini, Kasım 2025’te ise yüzde 31,1 seviyesine kadar gerilediğini aktardı. Sıkı para politikasının bu düşüşte belirleyici olduğunun altını çizdi.
TÜFE ile birlikte hizmet enflasyonunun yüzde 44,4’e, temel mal fiyat artışlarının yüzde 18,6’ya, gıda enflasyonunun ise yüzde 27,4’e gerilediğini söyledi. Kira ve eğitim harcamalarının hizmet enflasyonunu yukarı çeken kalemler olduğunu belirten Karahan; Kasım ayında kira artışının yüzde 63,6, eğitim kaleminin ise yüzde 66,2 oranında yükseldiğini ifade etti.
Maliyet unsurlarında da belirgin bir iyileşme yaşandığını belirten Karahan, yurt içi ÜFE’de 30 puanlık, hizmet ÜFE ve inşaat maliyet endeksinde 50 puanlık düşüş gerçekleştiğini paylaştı. Hem tüketicilerin hem de firmaların enflasyon beklentilerinde önemli bir gerileme olduğuna da dikkat çekti.
“Piyasa Faizlerinin Yönü Enflasyon ve Risk Primiyle Belirleniyor”
Sunumun son bölümünde piyasa faizlerini belirleyen temel unsurlara değinen Karahan, enflasyon, enflasyon beklentileri ve risk priminin faizlerin yönünde belirleyici olduğunu söyledi. Politika faizinin kısa vadeli piyasa faizlerini etkilediğini, kısa vadeli faizlerin de enflasyon ve beklentiler doğrultusunda şekillenerek uzun vadeli kredi faizlerine yansıdığını ifade etti.
Karahan, faiz indirimlerinin ancak enflasyonun kontrol altına alınmasıyla etkili olabileceğini belirterek, beklentilerdeki iyileşmenin tahvil ve kredi faizlerindeki düşüşü desteklediğini söyledi. Ayrıca sıkılaşma döneminde uzun vadeli kredilerin ticari kredi portföyündeki payının arttığını belirtti.
Sunumunu genel bir değerlendirme ile tamamlayan TCMB Başkanı Fatih Karahan, şu mesajı verdi:
“Fiyat istikrarı sağlanana kadar sıkı para politikası duruşu devam edecek. Politika faizine ilişkin adımlar, enflasyon gerçekleşmeleri ve beklentileri dikkate alınarak dezenflasyonun gerektirdiği düzeyde belirlenecek. Enflasyon görünümünün ara hedeflerden belirgin şekilde sapması halinde para politikası duruşu sıkılaştırılacaktır.”