Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye’nin ABD’nin uyguladığı ek gümrük vergilerine karşılık verip vermeyeceğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Yılmaz, bu konuda erken yorum yapmanın doğru olmayacağını, müzakerelerin sonuçlarına göre Türkiye’nin kendi menfaati doğrultusunda hareket edeceğini belirtti.
Ticaret Görüşmeleri ve Ekonomik Denklemler
Yılmaz, ABD’nin birçok ülkeye karşı uyguladığı “karşılıklı tarifeler” ve ticaret politikalarının dünya genelinde belirsizlik yarattığını söyledi. Müzakere sürecinin, özellikle Çin ve Avrupa Birliği gibi büyük ekonomilerle nasıl bir denge kurulacağını belirlemede önemli olduğunu vurguladı. Türkiye’nin bu süreçte dış talebin azalması nedeniyle ihracatın etkilenmesini engellemek için önlemler aldığını ifade etti.
Yılmaz, “Dünya enflasyonu açısından emtia fiyatlarında bir düşüş söz konusu, bu Türkiye gibi emtia ithal eden ülkeler için olumlu. Ancak büyüme tahminlerinin aşağı yönlü revizyonu da ihracat üzerinde baskı oluşturuyor,” diyerek, ekonomik sürecin karmaşıklığına dikkat çekti.
Ticaret Hedefleri ve “Kazan-Kazan” Anlayışı
Türkiye’nin ABD ile müzakerelere başladığını hatırlatan Yılmaz, Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın liderliğinde taraflar arasında görüşmeler yapıldığını belirtti. ABD’nin Türkiye’ye uyguladığı yüzde 10’luk gümrük vergisinin en düşük seviyede olduğunu söyleyen Yılmaz, bu durumun nispeten olumlu bir tablo çizdiğini ifade etti.
“Biz, ticaret hacmini artırmayı hedefliyoruz. Bu müzakerelerde ‘kazan-kazan’ anlayışıyla ilerliyoruz. Hem Türkiye’nin menfaatleri hem de ABD’nin çıkarları göz önünde bulundurulacak,” dedi.
Belirsizlik ve Ekonomiye Etkileri
Cevdet Yılmaz, belirsizliğin ekonomiye zarar verici etkilerine dikkat çekti. Dünya ekonomisindeki belirsizliğin ortadan kalkması gerektiğini ve müzakerelerin sonunda daha öngörülebilir bir uluslararası ekonomik düzenin oluşmasını beklediklerini söyledi. “Her alanda olduğu gibi ticarette de dengeli bir yaklaşımı savunuyoruz,” diyerek Türkiye’nin, kural bazlı bir uluslararası ticaret sistemini savunduğunu vurguladı.
AB ile İlişkiler ve Çin’in Rolü
Yılmaz, Avrupa Birliği’nin Türkiye için önemli bir ihraç pazarı olduğunu hatırlatarak, AB ve ABD arasındaki ticaret ilişkilerinin Türkiye’nin ekonomik durumunu etkileyebileceğini belirtti. Ayrıca, Çin’in ABD ile müzakerelerde kayıplar yaşarsa, bu durumun rekabeti artırabileceğine dikkat çekti.
Müzakere Sürecinde Sabırlı Olunmalı
Yılmaz, son olarak, ABD ile müzakerelerin sonucuna göre Türkiye’nin ek vergi uygulama gibi bir adım atıp atmayacağıyla ilgili erken yorum yapmanın doğru olmayacağını belirtti. “Müzakere sürecinin sonucunu beklemek gerekiyor. Türkiye, menfaatleri doğrultusunda gereken adımları atacak,” dedi.