Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, sermaye piyasalarında 450 binden fazla tasarruf sahibini etkileyen fon krizine ilişkin yürütülen tasfiye ve ödeme sürecinin ilk resmi bilançosunu açıkladı. Anadolu Ajansı Editör Masası programında konuşan Yılmaz, tedbir uygulanan 131 sorunlu fondan 17’sinde olağan tasfiye sürecinin tamamlandığını ve yaklaşık 46 bin yatırımcının ödemelerinin gerçekleştirildiğini duyurdu.
Görüşmelerin sürdüğü Atlas Portföy’ün de sisteme dahil olması durumunda 58 bin kişinin daha ödeme kapsamına alınacağını belirten Yılmaz, tasfiye sürecinde kamu kaynaklarının kesinlikle kullanılmayacağını ve ödemelerde ana para tutarının (net yatırım) baz alınacağını vurguladı.
3 Şirkette Tasfiye Bitti, Ziraat ve İş Bankası Rol Üstlendi
Süreçte yer alan 7 portföy yönetim şirketinden 3’ünün olağan tasfiye şartlarını kabul ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz; A1 Capital, Bulls ve Pardus bünyesindeki 17 fonun tasfiyesinin 8 Ekim itibarıyla sonuçlandırıldığını aktardı. Bu kapsamda yaklaşık 46 bin hak sahibine ödemelerin yapıldığını ifade eden Yılmaz, bankaların üstlendiği operasyonel görev dağılımını şu sözlerle aktardı:
“Tera’nın tasfiyesinin yönetimi İş Bankası’nda, çünkü Tera İş Bankası’yla çalışmış. Ziraat Bankamız ise diğer fonların tasfiyesini yönetiyor. Ziraat Bankası’nın tasfiyesini yürüttüğü üç şirketin fonları olağan şartlarla kapatıldı. Böylece 131 fonun 17’si devreden çıkmış oldu.”
Yılmaz, masada kalan 4 şirketten biri olan Atlas Portföy ile temasların devam ettiğini, şirketin olağan tasfiyeyi kabul etmesi durumunda 58 bin yatırımcının daha sürecinin bu hafta içinde çözüme kavuşabileceğini kaydetti.
Devlet Garantisi Yok: Kamu Kaynağı Kullanılmayacak
Sermaye piyasalarının doğası gereği bankacılık mevzuatındaki gibi bir devlet garantisi veya mevduat sigortası bulunmadığını hatırlatan Yılmaz, ödemelerde bütçe kaynaklarının kesinlikle devreye sokulmayacağını belirtti. Serbest fonlara giriş yapılırken nitelikli yatırımcı sözleşmesi imzalandığını ve riskin baştan kabul edildiğini ifade eden Yılmaz, tasfiyelerin sistemin kendi iç dinamikleriyle finanse edileceğini söyledi.
Yatırımcılara yapılacak ödemelerin 3 ana kaynaktan karşılanacağını bildiren Yılmaz, bu kaynakları şu şekilde sıraladı:
- Mevcut Fon Varlıkları: Tasfiye halindeki fonların portföyünde kalan ve piyasa şartlarında nakde dönüştürülebilecek menkul kıymetler ile haklar.
- Hesaplara Yapılacak İadeler: Fonlardan haksız veya fahiş kazanç sağlayan kişilerin gönüllü ya da yasal zorunlulukla yapacağı nakit geri ödemeleri.
- El Konulan Mal Varlıkları: Soruşturma kapsamında suça karıştığı belirlenen kişi ve şirketlerin TMSF koordinasyonunda paraya çevrilecek taşınır, taşınmaz ve şirket varlıkları.
Net Yatırım Modeli: Parasını Kurtaranlara Ara Ödeme Yok
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’na gelen 9 maddelik kanun teklifinin detaylarına da değinen Yılmaz, olağanüstü tasfiyeye tabi tutulacak fonlarda “net yatırım tutarı” ilkesinin geçerli olacağını açıkladı. 1 milyon TL’lik tavan ara ödemeden kimlerin yararlanamayacağını somut bir örnekle açıklayan Yılmaz, şu uyarıda bulundu:
“Bir fona 1 milyon lira yatırdınız, 2 milyon lira kâr ettiniz ve o kârı sistemden çektiniz. Hesabınızda 1 milyon lira kalsa dahi size ara ödeme yapılmayacak. Çünkü siz ana paranızı zaten tahsil ettiniz. Sistemden ana parasını almış olanlar ile hukuk dışı manipülatif işlemlerle haksız kazanç sağlayanlar mağdurlar listesinde yer almayacak.”
Küçük yatırımcıları ve para piyasası fonlarını önceleyen bu adımla, yasanın Meclis’ten geçmesi durumunda doğrudan etkilenen yatırımcı sayısının 100 binin altına inmesi hedefleniyor.
TMSF Bünyesinde 132 Ayrı Hesap Açıldı
Her fonun mali ve hukuki pozisyonunun bağımsız değerlendirilmesi gerektiğini belirten Yılmaz, SPK kararıyla Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) bünyesinde özel hesap altyapısı kurulduğunu duyurdu.
Buna göre 131 fon için ayrı ayrı 131 özel hesap açılırken, fona bağlı olmayan genel hisse senedi manipülasyonları, haksız faiz gelirleri ve şüphelilerin el konulan şahsi malvarlıklarının satışından elde edilecek tutarların toplanması amacıyla 132. bir genel hesap oluşturuldu. Genel havuzda toplanan kaynaklar belirlenecek kriterler çerçevesinde zarar gören fonlara paylaştırılacak.
DDK Sahada: 15 Müfettiş Kurumları İnceliyor
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın talimatıyla Devlet Denetleme Kurulu’nun (DDK) doğrudan devreye girdiğini belirten Yılmaz, bürokratik ve idari sorumlulukların tespiti için 15 denetmen ve müfettişin sahada aktif inceleme yürüttüğünü açıkladı. Yılmaz; SPK ve BDDK başta olmak üzere tüm ilgili kamu kurumlarının, karar alıcılarının ve denetim mekanizmalarının geçmişe dönük mercek altına alındığını, ihmali ya da kusuru bulunan kamu görevlilerinin tek tek tespit edileceğini kaydetti.
Muhalefetin Bakan İddialarına Yanıt: Özür Bile Dilemediler
Konuşmasında Meclis kürsüsünden kabine üyelerine yöneltilen iddialara da sert tepki gösteren Yılmaz, Yeni Parti Milletvekili Ümit Özlale’nin açıklamalarına değindi.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın durumunun isim benzerliğinden ibaret olduğunu, Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın ise faizsiz sukuk hesabı sahibi olduğunun belgelendiğini hatırlatan Yılmaz, “Büyük bir mahcubiyet hissedilmesi gerekirken özür dahi dilenmedi. Sayın Cumhurbaşkanımızın tavrı çok net; suç işleyen en yakınımızda dahi olsa gereği yapılır, üstü örtülmez” ifadelerini kullandı.