Borsa İstanbul, 2026 yılına güçlü bir başlangıç yaparak küresel piyasalar arasında dikkat çekici bir performans sergiledi. Yılın ilk yedi işlem gününde Borsa İstanbul’da işlem gören şirketlerin toplam piyasa değeri yaklaşık 1,5 trilyon lira artarken, dolar bazında değer kazancı 30 milyar dolara yaklaştı. Bu yükselişle Borsa İstanbul, 2026 yılı itibarıyla dünya genelinde en fazla değer kazanan üçüncü hisse senedi piyasası konumuna yerleşti.
BIST 100 endeksi rekor seviyelere çıktı
2025 yılını yüzde 14,5 oranında sınırlı bir yükselişle tamamlayan ve yıllık yüzde 30,89 seviyesindeki enflasyonun gerisinde kalan BIST 100 endeksi, 2026’ya hızlı bir ivmeyle girdi. Endeks, yılın ilk yedi işlem gününde yüzde 8,5’in üzerinde prim yaparak geçen yılın toplam performansının yarısından fazlasına kısa sürede ulaştı. Son işlem gününde 12.350 puanı aşan endeks, tüm zamanların en yüksek seviyesini görerek günü yeni bir rekorla kapattı.
Piyasa değeri ve küresel sıralamadaki yeri
Sadece yedi seansta şirketlerin toplam piyasa değerinde yaklaşık 1,5 trilyon liralık artış kaydedilirken, dolar bazında kazanç 30 milyar dolara yaklaştı. Bu performansla Borsa İstanbul, 2026 yılı başından bu yana küresel ölçekte en çok yükselen üçüncü piyasa oldu. Aynı dönemde Venezuela Borsası yüzde 158,8 ile ilk sırada yer alırken, Güney Kore Borsası yüzde 9,8’lik artışla üst sıralarda yer aldı.
Yabancı yatırımcı işlemleri öne çıktı
Endeksin 2025 yılında enflasyon ve alternatif yatırım araçlarına kıyasla zayıf bir performans sergilemesine rağmen, yabancı yatırımcıların piyasaya geri dönüşü dikkat çekti. Yabancı yatırımcılar 2025 yılı boyunca Borsa İstanbul’da 3 milyar 942 milyon dolarlık net alım gerçekleştirdi. Böylece 2017’den bu yana ilk kez bir yıl yabancı yatırımcıların net alımıyla tamamlandı.
Bu tutar, 2012’de kaydedilen 5,3 milyar dolarlık net alımın ardından son yılların en yüksek seviyeleri arasında yer aldı. Yıl genelinde en fazla net alım 817,5 milyon dolarla Aselsan’da, 510,5 milyon dolarla Turkcell’de görülürken, en yüksek net satış 248,4 milyon dolarla Sasa hisselerinde gerçekleşti.
Makroekonomik göstergeler destekleyici seyretti
Borsa performansındaki güçlenmede makroekonomik verilerdeki toparlanma etkili oldu. Aralık ayında yıllık enflasyon yüzde 30,89 ile son 49 ayın en düşük seviyesine geriledi. Türkiye’nin beş yıllık kredi risk primi 204,5 baz puanla Mayıs 2018’den bu yana en düşük seviyesini gördü. Cari işlemler hesabı ekim ayında 457 milyon dolar fazla verirken, üst üste dördüncü ayda da pozitif seyrini sürdürdü.
İhracatta rekor seviyeler korunurken, işsizlik oranı 31 aydır tek haneli düzeylerde bulunuyor. Bu göstergeler, piyasalardaki iyimserliği destekleyen unsurlar arasında yer aldı.
Kredi notu ve para politikası beklentileri
Bölgesel gerilimlerde gözlenen azalma ve Türkiye’nin jeopolitik konumu, Türk lirası varlıklara olan yabancı ilgisini artırdı. Borçlanma maliyetlerinde gerileme dikkat çekerken, enflasyonun yüzde 30’un altına inmesiyle birlikte faiz indirimlerinin devam edeceği beklentisi öne çıktı.
Risk priminin 200 baz puanın altına gerilemesi öngörülürken, 23 Ocak’ta Moody’s ve Fitch’in Türkiye’ye ilişkin kredi notu kararlarını açıklaması bekleniyor. Piyasalarda, iki kuruluştan en az birinin not artırımına gidebileceği yönünde beklenti bulunuyor. Endeksin dolar bazında 270 seviyesinin üzerine çıktığı, 285 puanın önemli bir eşik olarak izlendiği ifade ediliyor.