Uluslararası bankacılık grubu BBVA, Türkiye ekonomisi ve para politikasına ilişkin yayımladığı değerlendirme notunda, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) Türk Lirası’nın değerleme patikasında değişikliğe gidebileceğini öngördü. Banka analistleri, TCMB’nin döviz kurunda daha kontrollü ve daha hızlı bir nominal değer kaybı sürecine alan açabileceğini belirtti.
Sert Kur Düzeltmesi Riskine Karşı Kademeli Esneme
BBVA raporunda, döviz kurunda yaşanabilecek daha hızlı bir nominal değer kaybının orta ve uzun vadeli finansal istikrar açısından dengeleyici bir işlev göreceği savunuldu. Kur seviyesinin belirli bir bantta aşırı sıkı tutulmasının yerine kontrollü şekilde esnetilmesinin, ilerleyen dönemlerde birikebilecek makroekonomik dengesizlikleri ve ani, sert bir kur şoku riskini hafifletebileceği ifade edildi.
Kur politikasında gündeme gelebilecek olası bir ince ayarın yabancı yatırımcıların ilgisini zedelemeyeceği aktarılan raporda, bu adımın TL varlıklara yönelen yabancı sermaye ve carry trade mekanizmasının genel çerçevesini temelden değiştirmeyeceği kaydedildi.
Faiz İndirimi Beklentisini Güçlendiren İki Ana Neden
Banka, 22 Ekim Perşembe günü gerçekleştirilecek olan Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısına yönelik faiz indirimi beklentilerinin belirginleştiğine dikkat çekerek, bu süreci tetikleyen iki temel unsuru sıraladı:
- Enflasyonun Yüzde 30 Altına Gerilemesi: Eylül ayı tüketici enflasyonunun beklentilerin altında kalarak yıllık bazda yüzde 30 eşiğinin altına inmesi, Merkez Bankası’nın para politikasında gevşeme adımları atabilmesi adına somut bir zemin oluşturdu. Fiyatlama dinamiklerindeki yumuşama, faiz indirimi gerekçesini makroekonomik açıdan güçlendirdi.
- Fon Sektöründeki Çalkantı ve Likidite Baskısı: Sermaye piyasalarında sorunlu yatırım fonları etrafında yaşanan gelişmelerin piyasa güvenini zedelediği ve kurumsal aktörler ile bazı şirketlerin likidite koşullarını sıkılaştırdığı vurgulandı. Fon tarafındaki stresin reel sektör ve finansal piyasalardaki kredi akışkanlığını yavaşlatması, faiz tarafında erken bir destek hamlesi yapılması yönündeki piyasa baskısını artırdı.
Gözler 22 Ekim’deki Faiz Kararına Çevrildi
Değerlendirmede, dezenflasyon sürecindeki kazanımlar ile yerel finans piyasalarındaki likidite risklerinin bir arada değerlendirildiğinde, Merkez Bankası’nın 22 Ekim toplantısında politika faizinde indirime gitme olasılığının oldukça kuvvetlendiği vurgulandı. Alınacak kararın hem para piyasalarındaki faiz dengesi hem de kur politikasının yeni dönemdeki esnekliği üzerinde belirleyici bir eşik oluşturacağı belirtildi.