Türkiye’nin 5 yıllık kredi risk primi (CDS), 233 baz puana gerileyerek Mayıs 2018’den bu yana en düşük seviyeyi gördü. Böylece ülkenin risk primi son 7,5 yılın en düşük düzeyine indi. Finansal piyasalarda olumlu bir göstergesi olarak değerlendirilen bu düşüşte Orta Vadeli Program (OVP) ile güçlenen makroekonomik istikrar ve dış finansman maliyetlerindeki azalma etkili oldu.
CDS’te Yılların En Sert Gerilemesi
Son dönemde uluslararası piyasalarda Türkiye varlıklarına yönelik ilginin artması, risk primindeki düşüşü destekleyen faktörler arasında yer aldı. CDS’in 233 baz puana inmesi, yatırımcıların Türkiye ekonomisinin orta vadeli görünümüne duyduğu güvenin güçlendiğini gösteren önemli bir seviye olarak öne çıkıyor.
Merkez Bankası’nın sıkı para politikası adımları, rezerv yönetimindeki iyileşme ve yabancı yatırımcıların tahvil alımlarını artırması da kur riskini azaltarak CDS’teki düşüş eğilimini destekleyen unsurlar oldu.
Cari İşlemler Hesabında Üst Üste Üç Ay Fazla
Ekonomideki olumlu sinyallerden biri de cari işlemler dengesinde görüldü. Türkiye’nin cari işlemler hesabı eylülde 1 milyar 112 milyon dolar fazla verdi. Böylece temmuzda 1 milyar 738 milyon dolar ve ağustosta 5 milyar 418 milyon dolarlık fazlanın ardından cari denge üç ay üst üste pozitif seyir göstermiş oldu.
Cari dengedeki iyileşme, dış finansman ihtiyacının azalmasına katkıda bulunarak risk priminin düşüşünü destekleyen bir diğer faktör olarak değerlendiriliyor.
Bakan Şimşek: “Finansal İstikrar Etkili Oldu”
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada Türkiye’nin risk primindeki düşüşe dikkat çekerek CDS’in Mayıs 2018’den bu yana en düşük seviyeye indiğini hatırlattı. Şimşek, “Uyguladığımız program sayesinde güçlenen finansal istikrar bu iyileşmede etkili olurken dış finansman maliyetlerimiz de önemli ölçüde azaldı” ifadelerini kullandı.