Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, İstanbul Ekonomi Forumu kapsamında ekonomi politikaları, küresel riskler ve kamu maliyesinin dayanıklılığına ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Türkiye’nin yapısal reform ajandasına kararlılıkla bağlı kaldığını ve reformları aralıksız hayata geçirmeyi sürdürdüklerini belirten Şimşek, bölgesel jeopolitik gerilimlerin doğurduğu enerji arz şoklarının kısa vadede en önemli küresel meydan okuma olduğunu kaydetti.
Enerji arzındaki dalgalanmaların daha yüksek küresel enflasyon ve daha sıkı finansal koşulları tetiklediğini dile getiren Şimşek, Türkiye’nin olası şoklara karşı güçlü mali tamponlar inşa ettiğini ve kamu borçluluğunda birçok gelişmekte olan ülkeye kıyasla son derece avantajlı bir konumda bulunduğunu vurguladı.
Savunma ve Ar-Ge Harcamalarında Tarihi Artış Hedefi
Türkiye’nin teknolojik bağımsızlık ve ulusal güvenlik stratejisi doğrultusunda savunma sanayisine yoğun yatırımlar yapıldığını aktaran Şimşek, sektörün ulaştığı ekonomik büyüklüğe dikkat çekti. Savunma harcamaları ile bu alandaki Ar-Ge yatırımlarının toplamının 100 milyar doların üzerinde bir ekonomik değer ve ekosistem yarattığını ifade eden Şimşek, önümüzdeki süreçte savunma harcamalarının neredeyse 9 katına çıkarılacağını, kısa-orta vadeli bütçe projeksiyonlarında ise yüzde 229’luk bir artış planlandığını bildirdi.
Bakan Şimşek, savunma sanayisinde yakalanan yerlilik ve teknoloji transferi ivmesinin ihracatı ve yüksek katma değerli üretimi de doğrudan beslediğini belirterek, yapay zeka alanındaki dönüşümün küresel piyasalarda ciddi belirsizlikler barındırmasına karşın Türkiye için eşsiz bir büyüme potansiyeli taşıdığını dile getirdi.
“Hizmet Ticaretinde Rekabetçiyiz, Borçluluk Oranımız Düşük”
Türkiye’nin dış ticaret dengesini güçlendirmek amacıyla hizmet sektörüne özel bir ağırlık verdiklerini kaydeden Şimşek, “Hizmet ticaretini artırmayı hedefliyoruz çünkü bu alanda küresel ölçekte çok daha yüksek bir rekabet gücüne sahibiz.” değerlendirmesinde bulundu. Turizm, lojistik, mühendislik ve yazılım gelirlerinin cari açığın finansmanındaki dengeleyici rolüne işaret edildi.
Kamu maliyesinin sağlam temeller üzerine oturtulduğunun altını çizen Hazine ve Maliye Bakanı, gelişmekte olan piyasaların genel borçluluk rasyolarına kıyasla Türkiye’nin nispeten iyi bir noktada olduğunu ifade etti. Borçluluk seviyesinin düşük olmasının devlete geniş bir mali hareket alanı sağladığını belirten Şimşek, bu mali alanın dezenflasyon sürecini destekleyecek şekilde disiplinli ve hedef odaklı kullanılacağını söyledi.